Sinoplu balıkçı Mert Kanal, sezonun balık açısından verimli olmasına rağmen gelir anlamında beklentilerin karşılanmadığını belirterek “15 Nisan tarihinde av yasağımız başladı. Av yasağı başlamasından itibaren şu an bizim satacağımız balık çeşitleri belli. Çok bol miktarda olmamakla beraber mezgidimiz olur, istavritimiz olur, tekirimiz olur, iskorpitimiz , çarpan dediğimiz balığın sezonu başlar. Kalkanda şu an 5 gün daha bir satma iznimiz var. Bu küçük balıklarda büyük teknelerden değil de ufak teknelerden, avlanma izni olan teknelerden gelecek bize. Onları satacağız ama miktar az olacak ve biraz daha fiyatlar pahalı olacak. Balık bu sene boldu. Boldu ama kimin için boldu? Kimin için faydalıydı? Vatandaş için faydalıydı. Vatandaş bol miktardaki balığı ucuza yedi. Ama bunun öte tarafı balıkçıya sorarsanız biraz zor geçti balıkçı açısından. Balık olmasına rağmen fiyatlar biraz düşüktü. Balık fiyatları, hal fiyatları, satış fiyatları düşüktü. Bunlar neyi karşılayamadı? Balıkçının ihtiyaçlarını karşılayamadı. Ağ masraflarını karşılayamadı. Eleman masraflarını karşılayamadı. Yakıt masraflarını karşılayamadı. Tabii haliyle böyle olunca ne oluyor? Büyük tekneler bir nevi zararına da olmasa hemen hemen ele başa sezonu çıkardılar gibi. Çok fazla bir kâr etmediler, edemediler. Biz doğrusu neyse, gerçek neyse , ondan bahsediyoruz. Daha da kısıyoruz. Daha da kemer sıkıyoruz, biraz daha sıkıyoruz, biraz daha sıkıyoruz. Umuyoruz ki bu kemer sıkmalarımız biraz işe yarasın. Ülke düze çıksın. Biz bunu istiyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Bu ülkenin bir yerlere gelmesini bu ülkenin isminin Avrupa'da olsun, Amerika'da olsun, her yerde olsun güzel anılmasını istiyoruz. Bunlar için de elimizden geleni yapıyoruz. Yapmaya da devam ediyoruz. Umarız kısa sürede çözülür bu iş. Ekonomik şartlar, ekonomik zorluklar bir an önce hallolur istiyoruz. Bunun için çabalıyoruz.”

Sinoplu Balıkçı İbrahim Gündoğdu ise, “Geçtiğimiz sezon hamsicilik iyiydi. Fiyatlar ne kadar düşük olduysa da vatandaşımız bol bol balık yedi. Palamutçuluk hiç olmadı. O yüzden gırgırlar biraz eksik kaldı. Para kazanamadılar, masraflarını karşılayamadılar. Genelde ortalama bir sezon geçirdik. Çok teşekkürlü bir zaman sezon geçiremedik. Mazot fiyatlarının yükselmesi, av malzemelerinin fiyatlarının yükselmesi, çalışan elemanlarının maaşlarının yükselmesi derken balıkçı çok zorlandı. O gırgırlarda çalışan bir elemanın vatandaşın günlük maaşı 3 bin 500 liradan aşağı değil. Mazotun fiyatları belli. O yüzden masrafları bayağı bir ağırdı. Satılan mal da onu karşılayamadı. Hep umutla bakıyoruz. İnşallah dilediğimiz gibi olur. Vatandaşımız bol balık yer, balıkçılarımız bol balık tutar , herkes karşılığını alır. Gün geçtikçe daha da kötüye gidiyor. Emekli maaşları, memur maaşları, asgari ücretler fiyatlar belli. Belli oranda alışverişler yapılıyor. Herkes bütçesine göre alışverişini yapıyor. Tutup da adam şuradan bir levrek balığı yiyemiyor. Diyor ki: "Kefal balığı kaç para?" Levreğin kilosu 600 lira , Kefalin kilosu 200 lira. Ona göre alışverişini yapıp gidiyor vatandaşımız”
Yorumlar
Kalan Karakter: