CHP il ve ilçe örgütleri olarak ortak deklarasyon yayımladıklarını ve Türkiye genelinde protesto eylemleri gerçekleştirdiklerini belirten Yalçınkaya, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısıyla Ankara’da düzenlenen il başkanları toplantısına katıldıklarını söyledi.Ankara’da parti binası önünde yaşananlara ilişkin açıklamalarda bulunan Yalçınkaya, parti binasına girmek isteyen bazı kişilerin CHP üyesi olmadığını iddia ederek, yaşanan müdahalelerde orantısız güç kullanıldığını savundu.
Mahkemenin verdiği kararın bir "hukuk skandalı" olduğunu ileri süren İl Başkanı Yalçınkaya, “Bildiğiniz gibi 21 Mayıs tarihinde daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hukuk skandalına imza atılarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. olağan kurultayına bir mutlaklıktan kararı verildi. Bu kararı veren mahkeme yetkili bir mahkeme değil. Yetki aşımı yapmıştır. Kendi konusu olmayan bir konu hakkında yetki gaspı yaparcasına bir karara imza atmıştır. Bu kararı kabul edebilmek mümkün değildir. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi il ve ilçe örgütleri olarak bu karara karşı tepkimizi ortak bir deklarasyonla ortaya koyduk. Ardından da illerimizde ve ilçelerimizde Türkiye'nin dört bir yanında bu karara karşı protesto hakkımızı kullandık. Daha sonrasında genel başkanımızın çağrısıyla pazar günü saat 12.00'de il başkanları toplantısına katılmak üzere Ankara'ya gittik. Ankara'ya gittiğimizde sabah saatleriydi parti binamızın önüne mafyetik tiplerin geldiğini gördük. Kendilerine parti kartı göstermeleri karşılığında partiye alınacaklarını söylememize rağmen bu kişiler bir kimlik ibraz edemediler. Çünkü hiçbiri Cumhuriyet Halk Partili değildi. Bu kişilerin partiye girme çabalarına engel olduktan sonra 3, 4 tane sözde milletvekilinin peşine tekrar bu isimleri takarak parti binasının çevresine geldiğini gördük. Kendileri parti binasına girmeyi denediler. Başaramadılar. Bu haliyle olmayacağını söyledik. Çünkü bir gün öncesinde genel başkanımız Sayın Özgür Özel'le AKP'nin Kolları Başkanı Kılıçdaroğlu'nun arasında bir görüşme gerçekleşti ve saat 14.00'de iki tarafın da ikişer görevlendirdiği milletvekilinin bir araya gelip bu konulara müzakere edeceği beklenirken il başkanları toplantısını dahi beklememiştir AKP butlan kolları. Zira zannediyorum 81 il başkanının genel başkanımız Sayın Özgür Özel'in yanında vereceği bir görüntüden rahatsız olmuşlardır. Bu müdahalenin sonucunda da yine bugün her ne kadar İçişleri Bakanı Kılıçdaroğlu'nun talebiyle parti binasına girdiğini söylese de oldukça bir güç aşımı kullanıldığını, orantısız güç kullanıldığını söylemek mümkün. Ben bunu bizzat canlı yaşayan, yaşadıklarınıda da vatandaşlarımıza aksettirmek üzere kayda alan bir insanım. Orada genel başkanın yanındayken müdahalenin olduğunu görünce 12. kattan zemin kata gençlerin, kadınların, mücadele arkadaşlarımızın yanına indiğimizde asansörden ben çıktığım anda asansörün önüne doğru bir gaz fişeği atıldı. Bundan yıllar önce de biz burada Gerze Termik Sentral Mücadelesinde de gaz yedik. Başka yerlerde de yedik ama hiç böylesini görmemiştik. Aynı şekilde kapalı alanda gaz kullanımı, biber gazı kullanımı, gaz bombası kullanımı, sis bombası kullanımı bildiğiniz gibi yasak. Buna rağmen bir biber gazı müdahalesiyle beraber başlayan bir süreç oldu. Dışarıda plastik mermi kullanıldığına dair ifadeler var. Daha sonrasında da yaralanan orada bulunan engellileri, yaşlıları, büyüklerimizi, gençleri, kadınları tahliye etmeye çalıştık. Parti binasını da iyi bilirim. Evim gibi bilirim. Oradan bir taliye koridoru planlaması yapmıştım. Bir kaç arkadaşımızla da bunu paylaşmıştık. Oradan tahliye ettik ve o sizin de gördüğünüz camdan çıkardığımız insanlar bir yerlerden atlayarak oradan çıkarttığımız insanlar oldu. Müdahaleye gelen polislerin büyük bir bölümünde herhangi bir şekilde bir olumsuz davranış yoktu. Ancak bir takım polislerde ve özellikle bir polis müdürüyle alakalı bir sıkıntı yaşandı. Kendisini de sıklıkla uyardık. En sonunda biraz pes etti diyelim. Daha sonrasında genel merkezimize zorla içeri girildi. Ardından genel başkanımızın tarihe geçecek yürüyüşü başladı. Parti binasından geçerken iki kontrol noktası ve bir tomanın beklediği bir alan vardı. Haliyle oradan içerideki herkes aynı anda çıkamadı. Bir 200 300 kişiyle başladık. Yolda binlere evrildi. Yoldan geçen arabalardan durup inenler, durakta dolmuş beklerken bizi görüp bize katılanlarla on binlerce yurttaşımızla beraber Milli Egemenlik Parkına kadar yürüdük. 45 dakika yoğun yağmura rağmen yürüdük. 25 dakikaya yakın dolu yağda yürüdük. Hiçbir şey biz bizim yürüyüşümüze engel olamadı. Tıpkı iktidar yürüyüşümüze de engel olamayacağı gibi." dedi.
Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sert eleştirilerde bulunan Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya, parti tabanının ve örgütlerin kırgın olduğunu belirterek," Buradan AKP Butlan Kolları Başkanı Kılıçdaroğlu'na da seslenmek istiyorum. Kendisine yumruk atanlarla, linç etmeye çalışanlarla, ona hain diyenlerle, terörist diyenlerle hesaplaştı, helalleşti. Bir tek Cumhuriyet Halk Partisi örgütleriyle aradan geçen 38. kurultaydan sonra geçen 2,5 yıllık zaman zarfında bizlerle helalleşemedi. Canımız, kardeşimiz Gülşah Durbay'a iftiralar atanları sağına soluna oturttu. Bugün de genel merkez binamızda baba evimizde da baba ocağımız da bu insanlar orada fotoğraflar paylaşıyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bizi bir türlü kabullenememesini biz asla affetmeyeceğiz, kabul etmeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi Sinop il örgütü de il başkanı, ilçe başkanı olarak seviyesinde 9 ilçe başkanımızın tamamıyla, ilçe yöneticilerimizin tamamıyla milletvekilimizle 3 belediye başkanımız 46 belediye meclis üyemiz ve 6 il genel meclis üyemizle aramızda bir tane fire olmadan, bir tane çürük elma olmadan seçilmiş meşru genel başkanımız Sayın Özgür Özel'in ve parti yönetimlerimizin yanındayız. Kılıçdaroğlu yıllar evvel Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı yaptığı dönemde devletimizin hukuk devleti olmaktan çıkarılıp polis devleti olmaya doğru evrildiğini söylüyordu. Haklı olduğu yanlar vardı ama gelinen noktada Kılıçdaroğlu bugün İzmir'de tomanın önünde olan vatandaşların değil, tomanın arkasına sığınıp siyaset yapanların yolunu ve yanını seçmiştir. Haliyle vereceği hiçbir kararı, hiçbir emri biz tanımıyoruz. Bizim meşru genel başkanımız Sayın Özgür Özel'dir. Bu şekilde hareket etmeye de Sinop il örgütü olarak diğer il örgütlerimizle olduğu gibi devam edeceğiz. Bize yapılanları asla affetmeyeceğiz, unutmayacağız ama bir yandan da inadına omuzlarımızı yükselterek, başımızı dik bir biçimde tutarak, yüzlerimiz güler vaziyette programlarımıza da devam edeceğiz. Bayramlaşma programlarımızı yapacağız. Saat olmaya devam edeceğiz. Bize ihtiyacı olan her vatandaşımızın yanında bütün örgütlerimizle beraber dimdik durmaya devam edeceğiz. Bizim çekinecek bir şeyimiz yok. Bizim sakladığımız bir şey yok. Bizim siyasetten nemalanmışlığımız, bir beklentimiz yok. Ama biz bu ülkenin yarınları için, geleceği için, emekliler için, sefil duruma düşürülmeye çalışılan işçiler için, umudunu, geleceğini başka ülkelerde arayan, başka düşler kurmak zorunda bırakılan gençlerin yarınları için, çocuklarımız için bu mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Polis müdahalesinin olduğu günden öncesinde ve özellikle polis müdahalesinin olduğu gün AKP'de aktif siyaset yapan, MHP'de aktif siyaset yapan vatandaşlarımızın bile destek mesajlarını aldık. Buradan hem onlara hem de muhalefet partilerinin değerli temsilcilerine, üyelerine verdikleri destek için de çok teşekkür ediyorum. Yine meslek odalarına bağlı bulunduğum Sinop Barosu başta olmak üzere tüm barolarımıza buradan selam olsun. Demokrasi yürüyüşüne, yarınlarımıza sahip çıktıkları için de kendilerine bir yurttaş olarak her şeyden önce teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: