Gerze’de (YEGEP) Yeşil Gerze Çevre Platformu ve Gerzelilerin Termik Santrale karşı verdiği 5 yıllık mücadele sırasında Yaykıl Köyünde kurulan toplanma çadırı ilçe merkezine indirildi. 5 yıllık mücadelenin simgesi olan çadır ilçe merkezinde Müze olarak sergilenecek.
5 yıllık mücadelenin simgesi olan Müzede YEGEP gönüllüleri hala gece gündüz nöbet tutuyor. Gönüllüler gelen vatandaşlara müzeyi gezdirip olaylar hakkında bilgi veriyorlar. Vatandaşlar müzede hatıra fotoğrafı çektiriyor.
Konu ile ilgili açıklama yapan ve direniş sürecinden bahseden YEGEP Dönem Sözcüsü Şengül Şahin, “5 yıldır Gerze'de Termik Santrale Karşı verdiğimiz bir mücadele var. Bu mücadele çeşitli aşamalarla gerçekleştirildi. Önce çadırı mücadelemizin 2. yılında köye kurduk. Bu çadırda çeşitli aşamalardan önce branda çadır, konteynır çadırken en son ahşap çadırımızda mevcut oldu. Fakat ahşap çadırımızın gelmesiyle birlikte zaten mücadelenin sonuna geldiğimiz günlerdi. En nihayetinde bu çadırın artık bu kadar mücadeleyi anlamlandıran ve anıları olan bir durum söz konusu olduğu için ilçe merkezine taşıma ihtiyacı doğdu. Belediyenin bize sağladığı imkanlar doğrultusunda böyle güzel bir bahçe yapıldı ve çerçevelendi. Bugünden sonrada direnişimize burada devam ediyoruz. Çünkü her şeyin bitmediğini biliyoruz. Aslında 5 senelik mücadelemiz noktalandı derken bu günlerde yine şirketin ormanlık alanlarda bir takım değişiklikler yapmak için başvuruda olduğunu öğrendik. Ama yinede olumsuz görüşler bildirilerek gönderildi şirketin ilgili firması. Dolayısıyla biz direnişimize ve mücadelemize ilçe merkezinde devam ediyoruz. Herhangi bir şekilde yine başka türlü bir dönüş olursa bu çadırın köye taşınacağını da biliyoruz. Aynı şekilde fiili mücadeleye devam edeceğiz. 2008 yılında Termik Santral kurmak için EPDK'ya başvurduğu üretim lisansı aldı. Üretim lisansının ardından biz Danıştay’a bir dava açtık üretimin durdurulması için davamız kabul gördü. Yürütme durduruldu ama buna rağmen şirket ÇET başvurusunda bulundu. Sonra ÇET dosyasını hazırladı ve bunun öncesinde de bu dosyayı hazırlamak için Gerze'de bir takım girişimlerde bulundu. Bürolar açtı, yardım dernekleri kurdu. Köyde çeşitli çalışmalar yapmaya çalıştı. Gerzelilere ve Yaykıl köylülerine yardımlar yapmaya çalıştı, okullara burslar, toplu sünnetler gibi bir takım yardım taleplerinde bulundu. Biz hep bunun karşısında olduk. Yardımları toplattırıp geri gönderdik. Şirketin burada çalışmasını engelleyen bir takım neferler olduk. Köyde de çalışmalar yapılmak istendi bunların en önemlileri sondaj çalışmalarıydı. Çadırın kurulma aşamasında tam bu sondaj çalışmalarının arifesinde oldu. 3 defa köye sondaj çalışması için gelinmeye çalıştı. İlkinde asker, polis olmadan sabahın erken saatlerinde iş makineleriyle girdi. Köylülerin ve bizim oluşturduğumuz kalabalık topluluğun yardımlarıyla geri gönderildi. Çünkü biz Gerze'de bu direnişe başladığımızda 2009 yılının hemen ardından şirketin lisans başvurusunun hemen ardından bir sene sonra Yeşil Gerze Çevre Platformunu kurduk. 24 bileşenden oluşan Yeşil Gerze Çevre Platformu o günden itibaren her Salı toplantılarına düzenli olarak devam ediyor. İkinci defa şirket sondaj çalışmasına geleceği zaman köye zaten çadırımız kurulmuştu. Çalışmalar gelineceğinin bilgisini aldıktan sonra 7/24 nöbet tutuldu. Aileler, çocuklar aralıksız ve kalabalık bir şekilde bu nöbet devam etti. 2011 yılının 6 Ağustos'undan sonra hemen hergün gelebilme ihtimallerine karşı binlerce kişi köyde nöbet tutmaya başladı. Henüz o zaman Türkiye'de bir Gezi olayı, Gezi Direnişi yaşanmamıştı ama biz o günlerde Gerze'de bir Gezi olayını yaşamaya başladı. 22 Ağustos gece yarısında şirket bütün iş makinelerini köye sokmak için asker ve polisin desteğiyle geldi. Plakalar kapatılmıştı. O gece köydekilerin ve özellikle köydeki kadınların iş makinelerin önüne yatması sonucu durduruldu. Sonuna kadar bu işlemin bitmesi içinde mücadelede bulunuldu. Bakanlar arandı, Valiler arandı sonuçta sabah geri çekilme oldu. Hemen akabinde 5 Eylül sabahında bayramın bir gün sonrasında sabah erken saatlerde civar illerden Kastamonu, Çankırı, Çorum gibi bir çok ilden birçok polis ve askerle birlikte o gün kolluk kuvvetlerinin karşısında bize saldırmalarıyla sondaj çalışmasını yapmak istemeleri oldu. 10 buçuk saat boyunca onların hiçbir çalışma yapmalarını engelledik, direndik ve böylelikle yapılamayan bir sondaj çalışması sonucunda buradan tası tarağı toplayıp gittiler. Tabii ki bir takım yasal prosedürler devam ediyor. Tüm bu olaylar ve bu zincirler sırasında daha önce yaptırtmadığımız bir ÇET toplantısı vardı. İlk bize açılan davalar o gün başladı ve akabinde de az önce bahsettiğim bütün olaylar sırasında yaşanan bir takım arbedeler sonucunda bize davalar açıldı. 8'e yakın davamız var bunların bazılarından beraat ettik. Bazılarıda hala sürüyor. Davamız 9 Temmuz'da olacaktı fakat 12 Kasım'a ertelendi. 4 ayrı davanın görüleceği gün 12 Kasım 2014 olarak belirlendi.” dedi.