Eğitim Sen Sinop Şube Başkanı Musa Uzun, Milli Eğitim Bakanlığı'nın son yıllardaki uygulamalarını değerlendirdi. Uzun, özel okul sayılarındaki artışın kamusal eğitimin geriletilmesinin göstergesi olduğunu öne sürerek, uygulanan müfredatın da bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzak olduğunu söyledi.
Mevcut müfredatın eleştirel düşünen bireyler yerine itaat eden bireyler yetiştirmeyi hedeflediğini iddia eden Uzun, "Soran, sorgulayan, araştıran, bilimi takip eden öğrenciler yerine, kendisine verileni sorgulamadan kabul eden ve güce biat eden bireyler yetiştirilmeye çalışılıyor" ifadelerini kullandı.
Öğretmenlerin artan bürokratik yüklerle karşı karşıya bırakıldığını belirten Uzun, çok sayıda evrak ve raporlama işleminin öğretmenlerin mesai saatleri dışında da çalışmasına neden olduğunu söyledi. Uzun, öğretmenlik mesleğinin ve kamu okullarının itibarsızlaştırıldığını savunarak, bunun eğitim ortamlarında şiddet olaylarının artmasına da zemin hazırladığını ileri sürdü.
Atanamayan öğretmen sorununa da değinen Uzun, eğitim alanındaki personel ihtiyacına rağmen yeterli sayıda öğretmen ataması yapılmadığını belirtti. Uzun, "Kamunun ihtiyacı olan öğretmen sayısı açıklanmasına rağmen bu açık kapatılamıyor. Bunun sonucunda öğretmenlik diplomasına sahip birçok kişi farklı sektörlerde düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalıyor" dedi.
Öğretmen Akademisi uygulamasını da eleştiren Uzun, öğretmen adaylarının yeni süreçte ek eğitim ve mülakat aşamalarına tabi tutulmasının atanamayan öğretmen sayısını artırabileceğini savundu. Mülakat sisteminin liyakat yerine kayırmacılığa yol açtığını öne süren Uzun, "Türkiye'de mülakat sistemi torpil ve ayrımcılık tartışmalarını beraberinde getiriyor. Bu nedenle güvenilir bulunmuyor" diye konuştu.
Laiklik ilkesinin önemine de vurgu yapan Uzun, laikliğin toplumun tüm kesimlerinin eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabilmesinin güvencesi olduğunu ifade etti. Uzun, "Laiklik yalnızca belirli kesimlerin değil, inanan ya da inanmayan herkesin güvencesidir. Devlet tüm vatandaşlarına eşit yaklaşmalı ve hiçbir inanç, mezhep ya da etnik kimlik diğerine üstünlük sağlayacak bir konuma getirilmemelidir" dedi.
Kamuda liyakat ve tarafsızlığın sağlanabilmesi için laiklik ilkesinin korunması gerektiğini savunan Uzun, "Özgürlükçü ve kamucu bir laiklik anlayışıyla insanlar barış ve demokrasi içinde yaşayabilir. Ayrıştırıcı politikalar ise toplumsal birlik ve beraberliğe zarar verir" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: