Eğitim Sorunlarına ilişkin Eğitim Sen Şube Başkanı Hakan Eker tarafından bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Eker açıklamasında, “Kentimizde eğitim sorun yumağıyken İl Milli Eğitim, çözümün parçası olmak yerine kimilerinin kariyer ve ikbaline payanda haline getirilmiştir!
İl Milli Eğitim yetkilileri geçtiğimiz günlerde yerel gazetelere yaptığı ziyaretlerde projelerini anlatırken Sinop’un eğitimde geldiği noktayı da ifade ettiler. Açıktır ki kentimizde eğitimin durumu son yıllarda gitgide kötüleşmektedir. Elbette bu kötü gidişatın tek bir sebebi yoktur. Ancak sebeplerin çoğu, eğitimin pedagojik ve bilimsel referanslardan uzaklaştırılması ve inanç istismarı ve emek sömürüsü temelli bir zihniyetin siyasal ve ideolojik ihtiyaçlarını karşılamaya hizmet etme aracı olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır. Tek bir amaca hizmet eden pek çok sorun da kentimizde eğitimi aşağılara çekmektedir:
- 4-6 yaş arası Kur’an Kursları, okul kütüphaneleri ve laboratuarlarının Kuran kursu olarak kullanılması ve zorunlu “seçmeli” din dersleri ile eğitimin dinselleştirilmesi
- 4+4+4 uygulaması ile İmam-Hatip okulunun merkezde olması dayatması nedeniyle 25 bin nüfuslu bir kentte ikili öğretim skandalı ve kaynakların etkisiz kullanılması (Mehmet Akif Ortaokulunun 4+4+4’ten sonra nasıl kullanıldığına kronolojik olarak bakmak yeterli olacaktır!)
- 4+4+4’ün getirdiği okul dönüşümlerinin yarattığı norm hareketliliğinin kurum kültürünü yok etmesi
- Eğitim yönetici görevlendirmelerinde siyasal partizan kadrolaşma ile kurum kültürünün yok edilmesi ve iş barışının bozulması
- Eğitim emekçilerinin anayasal hakları olan en basit demokratik ve barışçıl eylemlerine yönelik zor kullanılmasının getirdiği itibarsızlaştırma, yabancılaşma ve aidiyet hissinin ortadan kalkması
- Sendikal ve siyasal referanslarla hareket etmenin yaygınlaşması neticesinde eğitim emekçilerinin motivasyonunun düşürülmesi
- Yargı kararlarının hiçe sayılması ve kuralsızlığın kural haline getirilmesi
- ALO 147 ve gizli (kurmaca) BİMER şikayetleri yoluyla okul psikolojisini etkilemesi ve üretken öğretmenlerin asılsız ve mesnetsiz iddialarla motivasyonunun düşürülmesi
- Okullarda öğretmenler arası dayanışma ve paylaşımı esas alan anlayışa karşı yaratılan ihbar ve rekabet düzeni.
Tüm bu sorunlar, temelinde yatan bir zihniyet sorununun kentimize yansımasıdır. Ve artık ne yazık ki mızrağın çuvala sığmadığı günlerden geçiyoruz!
Sorunların çözümü için geniş kesimleri temsil eden demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların, eğitim emekçilerinin, velilerin, öğrencilerin, tüm paydaşların geniş katılımıyla bir diyalog ortamı sağlanması önceliklidir. Ancak görülüyor ki İl Milli Eğitim Müdürlüğünün önceliği; sorunların çözümü için diyalog, liyakat ve iş barışı değil, okulların, emekçilerin, kentimizde eğitim hakkını talep eden binlerin yok sayılması pahasına, ‘sendikal-siyasal görevlerini’ yerine getiren birtakım kimselerin kariyer ve ikbalidir. Şaşırmadığımızı da belirtmeliyiz. Uzunca bir süredir ‘sendikacılık’ adı altında yürütülen ‘insan kaynakları şubesi’ hizmeti resmi bir hüviyet kazanmıştır!
Tüm bu yaşananlara karşı gücünü örgütlü varlığından alan eğitim emekçileri; okulların, çocuklarımızın geleceksizleştirilmesine izin vermeyecek ve geleceğe sahip çıkacaktır! Ne mutlu bize ki; bireysel çıkarlar için yapılan tüm ikbal pazarlıklarına ve kirli hesaplara karşı, bu kentin sokaklarında onurlu, ahlaklı ve aydınlık bir gelecek için alnı ak yürüyecek ve haykıracağız: Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!” denildi.