Uğur Mumcu Meydanı’nda gerçekleşen basın açıklamasında Emek Barış ve Demokrasi Platformu adına açıklamada bulunan Dönem Sözcüsü Kadir Demir; “Taksim Gezi Parkı’na AVM yapılması için o bölgedeki ağaçların kesilmesine karşı başlayan direniş her geçen gün yaşaması daha da zorlaşan bir kentin yüzlerce yıla tanıklık etmiş bir doğa parçasını ideolojik bir simge yaratmak adına betona dönüştürülmesine karşı bir duruştur. Bu direniş kendiliğinden gelişen ve ilerleyen günlerde kent hakkı, ekolojik yaşam adalet demokrasi ve özgürlük talebiyle her yaştan insanın katılımıyla milyonları aşan bir halk hareketine dönüşmüştür. Yaklaşık üç aylık bir döneme ve 79 ile yayılan bu direniş toplumun farklı kesimlerinin farklılıklarını bir tarafa bırakarak ortak talepler etrafında bir araya gelmesini, dayanışmasını ve iş birliğini bilince çıkaran bir süreçtir. Bu bakımından da tarihin en önemli barışçıl halk hareketidir. Bu nedenle diyoruz ki Gezi Halktır, Yargılanamaz!” dedi.
“GEZİ HALKTIR VE GEZİ YARGILANAMAZ”
Gezi Davası ile ilgili Yargıtay 3. Dairesinin vermiş olduğu karar hukuk tarihinde görülmemiş yoksun haksız ve hukuksuz bir karar olduğunu dile getiren Demir; “Gezi Direnişi ülkede kurulmaya çalışılan anti demokratik baskıcı ve faşizan sisteme karşı bir başkaldırı ve ülkede her kesimin katılımı ile büyüyerek milyonlar aşan barışçıl bir halk direnişidir. Gezi davasının açılmasının temel nedeni, barışçıl bir halk hareketine dönüşmesidir. Bu dava siyasi bir davadır. Dolayısıyla Gezi Direnişinden, Gezi Direnişinin ortaya çıkardığı dayanışmadan ve özgürlük talep edenlerden öç almaya yönelik bir davadır. Bunu Türkiye dahil tüm dünya da bilmektedir. Bu nedenle bir kez daha ifade ediyoruz ki GEZİ HALKTIR VE GEZİ YARGILANAMAZ.
Gezi Davası ile ilgili Yargıtay 3. Dairesinin vermiş olduğu nihai karar hukuk tarihine görülmemiş bir şekilde dayanaktan yoksun haksız ve hukuksuz bir karardır. Bu anlamıyla Türkiye’de yargının siyasallaştığını, hukukun kalmadığı gibi vicdanın da kalmadığını gösteren bir utanç vesilesi olarak tarihe geçmiş bulunmaktadır. Derhal bu karardan dönülmeli Gezi tutsakları serbest bırakılmalıdır.
Türkiye ve dünya kamuoyu da bilmektedir ki; bu dava başından itibaren Gezi direnişinin ortaya çıkardığı birlik, dayanışma, paylaşma ve özgürlük taleplerinin siyasi iktidarı rahatsız ve tedirgin etmesinin bir sonucu olarak toplumsal muhalefeti baskı altına almaya, halkı korkutmayı ve sindirmeyi amaçlayan, kurgulanmış uydurma iddianamelerle Gezi Direnişinin kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelik bir dava olduğudur. Bu nedenle verilen bu karar aynı zamanda SİYASİ BiR KARARDIR.” Dolayısıyla yerel mahkemenin kararını onayan yargıtayın ilgili dairesinin verdiği karar kamuoyunda hukuka olan güveni tamamen ortadan kaldırdığı gibi vicdanları da derin bir şekilde yaralamıştır. Dava süreçlerinde davaya bakan Mahkeme heyetinden birinin AKP den milletvekili aday adayı olması, soruşturmayı açan savcının FETÖ nün savcılarından olması, tanık polislerin tümünün FETÖ ile iltisaklı olduğunun ortaya çıkması, akıl almaz şekilde mantıksız suçlamalarla yargılamaların devam ettirilmesi, Osman Kavala yı bir suçlamadan beraat ettirirken hiç alakasız bir suçlamadan ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış olmasının ne hukuk devleti olma ile ne evrensel hukukla ne de adil ve eşit yargılanma ilkeleriyle hiçbir uyarlılığı yoktur.” İfadelerinde bulundu.
“GEZİ MİLYONLARIN ORTAK TALEPLERİNİN DİLE GETİRİLDİĞİ BARIŞÇIL BİR HALK DİRENİŞİDİR”
Bunun yanında TİP’ten Milletvekili seçilen Can Atalay’ın anayasaya aykırı bir şekilde 5 aydır halen içerde tutulması ve cezasının onanması da ayrı bir hukuk garabeti olarak ortada durmaktadır. Son olarak anayasa mahkemesine yapılan bireysel başvurunun görüşülmesinin yüksek mahkeme tarafından ertelenmesi de bu davanın hukukilikten uzaklaşarak siyasallaştığının somut göstergesidir. Bu da göstermektedir ki bu karar siyasi bir karardır.
Eğer bu ülke demokratik bir hukuk devleti ise amasız ve fakatsız derhal bu yanlıştan dönülmeli, başta Osman Kavala ve Can Atalay olmak üzere ağır, haksız ve hukuksuz yere mahkûm edilen tüm Gezi tutuklularının mahkumiyetlerine son verilerek serbest bırakılmalıdır. Çünkü Gezi milyonların ortak taleplerinin dile getirildiği barışçıl bir halk direnişidir.
Sinop Emek Barış ve Demokrasi Platformu olarak buradan bir kez daha sesleniyoruz ve çağrıda bulunuyoruz. Gezi Halktır, yargılanamaz. Bu nedenle tüm Gezi Davası sanıkları derhal serbest bırakılmalıdır.
“KARANLIK GİDER, GEZİ KALIR, SON SÖZÜ DİRENENLER SÖYLER! BU GÜNLERDEN GERİYE BİR YARINA GİDENLER KALIR, BİR DE YARINLAR İÇİN DİRENENLER!”

Yorumlar
Kalan Karakter: