Sendika üyeleri adına açıklama yapan Genel Sağlık-İş Sinop İl Başkanı Mustafa Aytaç, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin her geçen gün yeni hak kayıpları ve adaletsizliklerle karşı karşıya bırakıldığını belirterek, “Sağlık sistemini ayakta tutan sağlık ve sosyal hizmet emekçileri her geçen gün yeni bir hak kaybıyla, yeni bir belirsizlikle ve yeni bir adaletsizlikle karşı karşıya bırakılmaktadır. Sorunları çözmekle yükümlü olanlar, emekçilerin alın terini korumak yerine haklarını budayan uygulamalar üretmekte, sağlık hizmetini sürdürenleri adeta cezalandırmaktadır. Bugün yaşanan tablo; sağlık emekçisini görmeyen, emeği maliyet unsuru olarak değerlendiren ve sorunları çözmek yerine öteleyen yönetim anlayışının sonucudur” dedi.

Bayram döneminde uygulanan idari izin hesaplamalarının sağlık çalışanları açısından mağduriyet oluşturduğunu ifade eden Aytaç, “Bayram döneminde uygulanan idari izin hesaplamaları bunun en açık örneklerinden biridir. Aynı kurumda çalışan sağlık emekçileri arasında farklı çalışma süreleri esas alınarak yapılan hesaplamalar nedeniyle nöbet usulü çalışan sağlık emekçileri fiilen çalıştıkları sürelerin karşılığını alamamış, 13 saate varan ücret kayıplarıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Aynı idari izin uygulamasında mesaili çalışanlar için farklı, nöbet usulü çalışanlar için farklı hesap yapılmasının hiçbir hukuki ve vicdani gerekçesi bulunmamaktadır. Kamu yönetimi keyfiyetle değil eşitlik ilkesiyle yürütülmelidir. Sağlık emekçilerinin alın teri üzerinden tasarruf yapılamaz” ifadelerini kullandı.
Gece çalışma ücretlerinde de farklı uygulamaların sürdüğünü söyleyen Aytaç, “Benzer bir belirsizlik ise gece çalışma ücretlerinde de sürdürülmektedir. 8. Dönem toplu sözleşme ile kazanılmış hak olmasına rağmen, gece çalışmasının artırımlı ücretinin bazı illerde ödenip bazılarında ödenmemesi kabul edilemez. Aynı Bakanlığa bağlı kurumlarda dahi farklı uygulamaların ortaya çıkması, çalışma barışını zedelediği gibi hukuki güvenlik ilkesini de ortadan kaldırmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri yoruma açık uygulamalarla değil, açık ve eşit kurallarla yönetilmelidir. Haklarımızı genişletmesi gereken toplu sözleşme hükümlerinin daraltıcı yorumlarla etkisiz hale getirilmesi emekçilerin iradesine ve kazanımlarına açık müdahaledir” diye konuştu.
112 Acil Sağlık Hizmetlerinde yaşanan sorunlara da değinen Aytaç, “Sorunların en ağır yaşandığı alanlardan biri ise 112 Acil Sağlık Hizmetleridir. Hayat kurtarmak için saniyelerle yarışan emekçiler; ihmallerle, personel yetersizliği ile, sağlıksız çalışma koşulları ile, keyfi görevlendirmeler ve ücret adaletsizliğiyle de mücadele etmektedir. Fiziki koşulları yetersiz istasyonlar, artan iş yükü, eksik ekip sayıları ve yanlış planlamalar hem çalışanların tükenmesine hem de vatandaşın sağlık hizmetine geç ulaşmasına neden olmaktadır. Buna rağmen yıllardır sahadan yükselen haklı talepler görmezden gelinmekte, çözüm bekleyen sorunlar kronikleşmektedir” dedi.
112 çalışanlarının ek ödeme sisteminde de mağdur edildiğini savunan Aytaç, “Daha vahimi ise aynı riski taşıyan, aynı özveriyle çalışan 112 emekçilerinin ek ödeme sisteminde aynı risk ve sorumluluğu taşımasına rağmen çok daha düşük ek ödemelerle karşı karşıya bırakılmasıdır. Eşit işe eşit ücret ilkesini hiçe sayan bu anlayış, sağlık emekçileri arasında ayrımcılık yaratmakta ve çalışma motivasyonunu zedelemektedir. Sağlık sisteminin yükünü omuzlayanları görmezden gelen bir yönetim anlayışı, kamucu sağlık hizmetinin geleceğini de riske atmaktadır” ifadelerini kullandı.
Genel Sağlık-İş olarak taleplerini sıralayan Aytaç, “Bayram ve idari izinlerde mesai hesaplamalarındaki ücret kayıpları derhal giderilmeli, gece çalışma ücretlerindeki uygulama farklılıkları sonlandırılmalı, toplu sözleşme hükümleri sağlık emekçileri lehine eksiksiz uygulanmalıdır. 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde ekip ve ambulans sayıları gerçek ihtiyaçlara göre artırılmalı, keyfi görevlendirmeler sona ermeli, istasyonların fiziki koşulları iyileştirilmeli ve ücret adaletsizliği ortadan kaldırılmalıdır. Gece çalışması sağlık emekçilerinin fiziksel ve ruhsal sağlığını doğrudan etkileyen ağır bir çalışma biçimidir. Bu nedenle gece çalışma tazminatı artırılmalı, ödemeler tüm illerde eşit ve eksiksiz uygulanmalı, sağlık emekçilerinin kazanılmış hakları hiçbir şekilde daraltılmamalıdır” dedi.
Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin haklarının korunmasının devletin temel yükümlülüğü olduğunu vurgulayan Aytaç, “Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin hakkını teslim etmek devletin en temel yükümlülüğüdür. Emekçilerin haklarını yok sayan, sorunları görmezden gelen anlayış değişmedikçe sağlık sistemindeki kriz derinleşmeye devam edecektir. Sağlık emekçisinin hakkı bütçe hesabına kurban edilemez. Genel Sağlık-İş, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin emeğini, onurunu ve kazanılmış haklarını savunmaya; hukukun, eşitliğin ve kamusal sağlık hizmetinin sesi olmaya kararlılıkla devam edecektir” şeklinde konuştu.

Aytaç ayrıca Ankara’da hak mücadelesi veren öğretmenlere de destek mesajı göndererek, “Buradan Ankara’da hak, hukuk, adalet mücadelesi veren açlık grevindeki öğretmenlerimizi de selamlarımızı gönderiyoruz. İnsanca çalışma koşulları, meslek onuru ve gelecekleri için bedenlerini ortaya koyan eğitim emekçilerinin sesine kulak verilmesini istiyoruz. Emek mücadelesi bir bütündür. Sağlık emekçisinin de, eğitim emekçisinin de talebi aynıdır. Talebimiz adalet, eşitlik ve insanca yaşamdır. Öğretmenlerimize sesleniyoruz. Yalnız değilsiniz. Mücadelenizi saygıyla selamlıyorum. Dayanışma duygularımızı gönderiyor, hepinize mücadelenizde başarılar diliyoruz” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: