Konu hakkında konuşan, Sinop Nükleer Karşıtı Platform Yönetim Kurulu Üyesi ve Yönetim Kurulu Koordinatörü Zeki Karataş, “Sinop'ta Nükleer Santral yaptırmama konusundaki çalışmalarımızda arkadaşlarımızla birlikte yürütmeye çalışıyoruz.
1 Nisan sabahına denk gelen, 1 Nisan şakası gibi birşey. Ama biz buna 'malumun ilanı' diyoruz. Türkiye Camhuriyeti, Adalet Kalkındırma Partisi Hükümeti ile Japonya hükümeti arasında imzalanan ikili anlaşma kapsamında Sinop İnceburun Yarımadasına bir Nükleer Santral yapma projeleri vardı. Bu proje için gerekli olan ikili anlaşmayı TBMM'den bir gece sabaha karşı 191 kişinin katıldığı bir mecliste 181 kişinin 'evet' oyuyla geçirildi. TBMM'deki 181 kişinin 'evet' demesi bizi tatmin etmiyor. Biz Sinop halkı olarak kesinlikle böyle bir çalışmaya 'evet' demeyeceğimizi karşı duruşumuzu uzun zamandan beri söylüyoruz. Bir kez daha tekrar ediyoruz, ne Sinop'ta ne Akkuyu'da nede Türkiye'nin herhangi bir yerinde Nükleer Santral yapılmasına izin vermeyeceğiz. Nükleer Karşıtı mücadele içerisinde var olan platform bileşenleri olarak.
Biliyorsunuz Sinop Nükleer Karşıtı Platform 60'a yakın sivil toplum kuruluşundan meydana gelmektedir. Bunların içerisinde sendikalar, siyasi partiler, dernekler, odalarda var. Birlikte yapmış olduğumuz mücadele içerisinde Sinop gibi doğa harikası bir yere Nükleer Santral yapılmamasının ötesinde insan sağlığı açısından da bunu riskli görüyoruz.
Bu yıl Çernobil'in 29. Yıldönümünü yaşıyoruz. O zamanların Dünya Atom Enerjisi Kurumu Başkanı olan yöneticinin şu açıklaması hala kulaklarımda. Şöyle bir cümle kurmuştu, 'Çernobilin sorunlarını 30. yıldan sonra göreceğiz.' demişlerdi. Gerçekten bölge üzerinde yaşayan insanların sağlık sorunları oldukça yoğunlukta. Biz bunu Sinop halkına anlatabilmek için daha önce planladığımız bir panelide şimdi sizin aracılığınızla da tekrar duyurma şansı elde ediyoruz. 12 Nisan 2015 Pazar günü saat:17.30'da Sinop Kız Meslek Lisesi'nin konferans salonunda Ukrayna, Almanya ve Japonya'dan gelip bizi Nükleer felaketinin sağlık üzerindeki etkilerini anlatacaklar.
ÜLKEYE ELEKTRİK AKTARAMAYAN BİR SİYASİ İDARE BU ÜLKEDE NÜKLEER SANTRAL YÖNETEMEZ
Birkaç gün öncesinde ülkede yaşanan bir elektrik kesintisi basından öğrendiğimiz kadarıyla 80 ilde 7 saati aşkın bir zaman dilimi içerisinde bir elektrik kesintisi yaşandı ve ülke karanlıklara gömüldü. İşyerleri çalışmaz hale geldi. Büyükşehirlerin Ulaşım sistemi durdu. Sıkıntılar yaşandı. ülkenin uğradığı zararı 100 binlerle ifade ediyorlar. O bizi bağlamıyor o yönetenlerin sorunu ama 7 saatten daha fazla zaman dilimi içerisinde ülkeye elektrik aktaramayan bir siyasi idare bu ülkede Nükleer Santral yönetemez, kurama, işletemez. Bugün bir Nükleer Santralimiz olsaydı Santralin iç elektrik kaynağını sağlayamayacağı içinde bir santral faciası, bir Fukuşima yada bir Çernobil faciası yaşıyor olacaktık. iyiki böyle bir santralimiz yok. İyi ki böyle bir facia yaşamadık.
HUKUKSAL MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ
Kabul edilen yasayla ilgili şu anda hukukçularımız bu yasayı inceliyor. Hukçu arkadaşlarımızın yönlendirdiği biçimiyle dava açma hakkımız olacağını düşünüyorum ve kesinlikle bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine taşınması gerektiğine inanıyoruz. Öncelikle ana muhalefet partisi ve mistik siyasi partiler bunu taşıyacaklardır diye düşünüyoruz ama bireysel başvurular söz konusu olduğunda Sinop Nükleer Karşıtı Platformu olarak böyle hakkımız var olduğu bilgisini alırsak eğer bu konuda da başvurumuzu yapacağız. Mücadelemizi hukuksal anlamda da sürdürmüş olacağız.” dedi.