İnsani Yardım Vakfı(İHH), Memur-Sen, Sinop İmam Hatipliler Derneği ve İlim Yayma Cemiyeti’nin ortaklaşa düzenlemiş olduğu halkının uğramış olduğu saldırıları protesto yürüyüşüne vatandaşlardan büyük katılım oldu. Yürüyüş sonunda gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından İsrail bayrağı yakılıp Gazze’de öldürülen çocuklar ve siviller için dua okundu.
İHG, MEMUR-SEN, SİMDER ve İlim Yayma Cemiyeti bugün saat 18.00'da Gazze halkının uğramış olduğu saldırıları protesto için eski otogardan başlayarak Uğur Mumcu meydanına kadar yürüyüp basın açıklaması gerçekleştirdi. Grubun protestosuna vatandaşların desteği büyük oldu.
Basın açıklamasını gerçekleştiren Tertip komitesinin ortak sözcüsü Mustafa Aslan, “11 Eylül saldırılarından beri emperyalistler dünyaya yeniden düzen vermeye çalışıyor, Avrasya ve Ortadoğu’yu kanla, silahla yeniden şekillendirmek için uğraşıyorlar. ABD ve Avrupa, Şaron’a karşı suspus olarak İsrail’in işgal ve katliamlarına zaman kazandırıyor. Bu saldırılarla Ortadoğu yarası yeniden kanıyor. Bir çığlık duyuyoruz Filistin’den, Kahpece insafsızca vurulmuş, Körpecik bedenlerden oluk- oluk kan akıyor. Bu nasıl bir vicdan, Bu nasıl bir düşmanlıktır. Kundaktaki körpe bebeler Kanlar içindeler. Daha kaç masum vurulacak. Daha kaç tane bebek ölecek.
Katil ülke İsrail sahur ve iftar vakti sivillerin üstüne bomba yağdırıyor, seyir halindeki otomobilleri havaya uçuruyor, küçük çocukları katlediyor, camiden çıkan insanlara kurşun yağdırıyor. Bu saldırılar sonucunda şu anda yüzlerce şehidimiz ve binlerce yaralımız var.
Türkiye’nin öncülüğünde İslam ülkeleri askerlerinden bir Barış Gücü oluşturulmalı ve Filistin’e konuşlandırılmalıdır. Bu askeri güç İsrail’in her saldırısına misli ile karşılık verecek bir teçhizatla donatılmalıdır. Bir kez daha söylüyoruz, İsrail ancak ve ancak güçten anlar. Artık söz söyleme zamanı geçmiştir.
Ramazan ayında tüm insani değerleri İsrail bir kez daha ayaklar altına almıştır. Katliamlar zincirine bir yenisini daha eklemiştir. Siyonist İsrail insanlığın ortak utancı ve yüzkarasıdır.Katil İsrail’i kınıyor ve lanetliyoruz.
Dünyanın gözü önünde insanları yurtlarından edenlere, Gazze'yi açık hapishaneye çevirerek insanları katledenlere, kendini gelişmiş zanneden ülkelerin yöneticilerine, koltuklarını korumak uğruna 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' diyen bazı İslam ülkelerinin yöneticilerine de yazıklar olsun
Tüm dünyaya Filistin'de çocukların niçin öldüğünü, Gazze’nin böyle bir vahşetle maruz kalmak için ne yaptığını, AB ile İslam Konferansı Teşkilatı'nın nerede olduğunu soruyoruz.
Filistin bize Abdülhamit Han’ın emanetidir. Filistin'in tapuları bizdeyse, kendi memleketimiz gibi sahip çıkmalıyız. Türkiye'nin, Filistin topraklarının sahibi olarak konuşmasını ve icraat yapmasını istiyoruz. ABD, İsrail'i çok seviyorsa onlara ABD'de bir eyalet versin.
Ey İslam âleminin aydınları, yöneticileri, gelin bir olalım, ayrılığı gayrılığı bir kenara bırakalım. Ya bir olacağız ya da yok olacağız. Bir olmamız lazım”
Arap’ıyla, Türk'üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Alevi’siyle bizler kardeşleriz. Hepimizin Rabbi, kitabı, kıblesi, peygamberi birdir. Asıl olan Tevhid' de birliktir. Biz, tek bir ümmet, tek bir milletiz. Rabbim bizi kardeş ilan etmiştir. Bir araya gelmeden, mazlumların gözyaşını silebilmemiz, onların imdadına koşmamız mümkün değildir
Buradaki kalabalığı görünce,Gazze'dekiler sizden güç alıyor.Sizin mazlumların yanında olmanız, onlara güç veriyor. Sabretmek, boyun eğmek değil, direnmektir. Ne var ki, son saldırılarla birlikte sabır taşı çatlamıştır. Kahrolmasını gerektirecek her şeyi yaptığı için, kahrolsun İsrail. Gazze ateş altındayken, uluslararası camianın tepkisiz kalması her yönüyle utanç vericidir. Mahzun ve masum Gazzeli kardeşlerimize vahşice bomba yağdıran İsrail, zulme maruz bırakılan da Müslümanlar olunca, sessiz kalan batı, ikiyüzlü olduğunu bir kez daha belgelemiştir.
AB ülkelerinden bazıları ve ABD öldüreni değil, öleni kınamışlardır. İsrail’i kınayacaklarına Filistin tarafını kınadıklarını açıklamışlardır. Bu tam bir komedi, rezalet, kepazeliktir.
İnsan hakları savunucuları nerede?
Terör olaylarına karşı tepkisiz kalmak zulme ortak olmaktır, “ABD, AB, BM insanlık ayıplarının suç ortağıdır. Vahşete sessiz ve duyarsız kalmak, dilsiz şeytanlığı kabul etmektir. Yapılanlara ve yaşananlara suç ortağı olmaktır.
İslam İşbirliği Teşkilatı da en az diğer kuruluşlar kadar sorumludur. Hem ABD’yi hem BM’yi hem AB’yi hem de İslam İşbirliği Teşkilatını insanlık suçuna ortak oldukları için kınıyoruz.
20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren terör örgütü olarak Müslüman kanı akıtmaya başlayan, insanlık onurunu ayaklar altına alan katil İsrail’i ve destekçilerini lanetliyoruz.
Buradan İnsanlığa, ümmete, milletimize sesleniyoruz, Cemil Meriç’in dediği gibi ‘Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur.” dedi.