İsrail ablukasını kırmak ve Filistin halkına insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz’e açılan Küresel SUMUD Filosu’nda görev yapan Sinoplu tekne kaptanı Tahsin Ünlü, Sinop İHH il binasında düzenlenen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Uluslararası sularda İsrail askerleri tarafından gözaltına alınma sürecini ve maruz kaldıkları insanlık dışı muameleyi tüm detaylarıyla kamuoyuyla paylaşan Ünlü, uluslararası hukukun hiçe sayıldığı operasyonda aktivistlerin darp edildiğini, elektroşokla bayıltıldığını ve eşyalarının gasp edildiğini söyledi.

Marmaris’ten hareket ettikten sonra yaşanan süreci basın mensuplarına aktaran Kaptan Tahsin Ünlü, “Marmaris’ten çıkış yaptık. Daha biz hazırlık sürecindeyken uluslararası bir misyon olduğu için İspanya’dan yola çıkan gönüllü aktivistler yaklaşık 1 aydır denizdeydi. Bu süre zarfında Yunanistan’ın Girit adasının 45 mil açığında zalim İsrail askerleri uluslararası sularda hukuk tanımadan 22 gemimize el koydu. Operasyon sonucunda 22 gemimizi kaybettik. Geri kalan filo Girit’e demir attı, oradan Türkiye’ye geldiler. Onların bakım ve onarım süreci yapıldı. Tüm filo Türkiye’den, Marmaris'ten aynı anda kalkış yaptı. Sonrasında 3 günlük bir yolculuk oldu. Antalya’ya gittik, oradan Kıbrıs’a geçtik. Kıbrıs’ın 80 mil açığında, güneyinde İsrail’in kilometre hesabı ile 180-200 kilometre kendi anakarasından hiçbir uluslararası hakkı ve hukuku olmadan gerçekleştirdiği bir saldırıydı bu. Bizi bir savaş tehdidi olarak görmediği için alıkoyma gerçekleştirdiler. Alıkoyma sonucu 3 günlük bir tecrit oldu; bunun 2 günü deniz, 1 günü kara hapishanesiydi. Ardından Türkiye, İsrail Dışişleri ile irtibata geçip tüm aktivistler önce Türkiye’ye getirildi. Türkiye’den sonra dağılımı sağlandı” dedi.

Denizdeki tecrit sürecinde karşı karşıya kaldıkları ilkel ve gayriinsani koşulları dile getiren Ünlü, “2 günlük hapishanede gemisi tecridi gerçekleşti. Bu gemiler şu şekilde; normal gemilerin ortasına konteynerdan variller koymuşlar, 5-6 konteyner. İçi boş, kapıları açık, güvertede iki araba geçecek genişlikte bir boşluk vardı. Burada da seyyar tuvaletler vardı; gerek çok pis, gerek soğuk, kadın erkek karışık balık istifi yatar derece bir yerde kaldık. Süre zarfında aç ve susuzduk, az bir su vardı onu da kullanmıyorduk. Açlık susuzluk sorun değil, biz bunu 3 gün çektik ama Filistinli kardeşlerimiz bunu yıllardır yaşıyor. Orada 15 yaşında vefat eden bir kardeşimiz bunu 15 yıldır çekiyor; bizim 3 günlük yaşadığımız problem, onların uzun yıllardır yaşadıkları problemlerin yanında bir hiç” ifadelerini kullandı.
Elektroşok ile bayıltma gibi işlemler yapıldı
Gözaltına alınma anından itibaren aktivistlerin sistematik bir şekilde darp edildiğini ve psikolojik baskıya maruz kaldığını belirten Ünlü, “Orada çeşitli zulüm ve işkenceler oldu. Kadın erkek hiç ayırt etmeden darp edilen arkadaşlarımız oldu; bir erkek tarafından değil, 4-5 erkek tarafından. 2 gemi vardı, 1 tanesinde bütün kadın erkek karışık şekilde darp edildi. Tesettürlü hanımların tesettürünü açmaktan, plastik mermiler ile insanların üzerlerine plastik mermiler ile ateş etmeye kadar, durduk yere konteynerlara su vermekten bunun gibi şeyler oldu. İlk durduğumuz zaman teknenin üzerine plastik mermilerle sebepsiz yere atış yaptılar. Bunu yapan 2-3 zodyak bot vardı, 20-30 asker vardı, ellerinde normal mermiyle dolu olan silahlar da vardı. İndikten sonra hapishaneye götürülmek için 1 günlük bir zaman zarfı oldu; burada sabahtan akşama kadar tüm aktivistlere karışık bir şekilde darp, işkence, ters kelepçe yapıldı. Elektroşok, bağıran ve yardım isteyen kadınlara daha fazla şiddet, elektroşok ile bayıltma gibi işlemler de yapıldı. İsrail bunu kendi yayın organlarında yayınlıyorlar ama genelde kendi basın organlarında bizlere daha rahat şekilde bir yerden bir yere transfer yaptıkları dönemde onları görüntüye alıp onları bütün dünyaya lanse etmeye çalışıyorlar ki herhangi bir şiddet kullanılmadığını iddia edebilmeleri daha rahat olsun” şeklinde konuştu.

İsrail askerlerinin aktivistlerin şahsi paralarına el koyduğunu belirten Ünlü, “Bir başka yapılan işlem gasp vardı. Pasaportların geri gelmesi için kargo ücreti mukabilinde pasaportun içine para koyan arkadaşlarımızın 10 veya 1 dolar bile olsa hepsini gasp ettiler. Herkesin pasaportu geldi, içindeki paraları gelmedi. 1 dolara bile olsa tamahları var, paraya karşı özellikle bir zaafları var” dedi.
Türkiye'deki destekçilerinin vatandaşlıkları ellerinden alınmalı
Tahsin Ünlü, sözlerine şu şekilde devam etti “Bu süre zarfından aynı istikamette yürüdüğümüz insanlar ile de tanıştık, onlar ile de çok büyük fikir alışverişleri yaptığımız için birçok konuda bilgilendik. Dün akşam çifte vatandaş olan birisinin kimliğini açıkladılar, aynı zamanda Türk vatandaşı İsrail ordusunda askerlik yapıyor, fotoğraflarını yayınladılar. Bundan dolayı bizim öncelikle kendi ülkemizde bunun farkındalığını oluşturup yurtdışındaki insanların, özellikle Siyonistlerin Türkiye’deki mülkiyet haklarını ve vatandaşlıklarını ellerinden almamız, sınır dışı yasağı koymamız gerekiyor.”
İsrail'in gemi hapishanelerinde namaza durduklarına şahit olduk
Filodaki farklı din ve ırktan insanlar arasındaki güçlü dayanışmaya ve gemi hapishanelerinde şahit oldukları manevi anlara değinen Ünlü, konuşmasının sonunda çarpıcı detaylar paylaştı. Birçok ülkeden aktivistin filoda yer aldığını belirten Ünlü, "Birçok ülkeden insanlar vardı burada, bir kardeşimiz de Müslüman oldu. İslam’ın orada yayılışına, İsrail’in gemi hapishanelerinde İslam’dan bihaber olan Güney Amerikalıların arkamızda saf tutup namaza durduğuna şahit olduk. Amacımız Gazze’ye varmaktı; bunu tam bir zafer olarak niteleyemeyiz ama hezimet de değil. Çünkü bir hezimet olması için tamamıyla başarısız olmamız gerekiyordu. Bu süre zarfında dünyanın çeşitli yerlerinden, Avrupa’da, Güney Amerika’daki insanlar bu konunun üzerine çok fazla düşmeye başladılar" diyerek filonun küresel çapta büyük bir uyanışa vesile olduğunu vurguladı.


Yorumlar
Kalan Karakter: