KESK adına basın açıklamasını okuyan KESK Dönem Sözcüsü Berker Şahin, kamu emekçileri olarak en temel hakları olan üretimden gelen güçlerini kullandıklarını belirterek, ülke genelinde grevde olduklarını ifade etti. Şahin, “Bize neden iş bırakıyorsunuz? Ne talep ediyorsunuz? diye soranlara yanıtımız nettir. Yıllardır ‘geçinemiyoruz’ diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışı duymuyor, kulak tıkıyor” diye konuştu.
Ülkenin yüksek enflasyonla mücadele ettiğini söyleyen Şahin, TÜİK verilerine göre dahi enflasyonun yüksek olduğunu, gıda, kira ve eğitim gibi temel kalemlerde Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri arasında en üst sıralarda yer alındığını öne sürdü. Şahin, maaş zamlarının gerçek enflasyonun altında kaldığını, verilen zamların çoğunun enflasyon farkı içerdiğini ve bu artışların çalışanların alım gücünü korumaya yetmediğini savundu.
Şahin, “2026’ya taban aylıklarımıza yapılacak bin TL seyyanen artış dâhil ortalama yüzde 12,5 zamla girdik. Ancak toplu taşımadan köprü geçiş ücretlerine kadar her kaleme maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı zam yapıldı. Kira artışları maaş zammının neredeyse üç katı oldu” dedi. Örnek vererek, Aralık ayında 55 bin TL maaş alan bir memurun 25 bin TL kira ödediğini; Ocak ayında maaşının 66 bin TL’ye çıkmasına rağmen kiranın 33 bin 720 TL’ye yükseldiğini söyledi.

Gelir vergisi dilimleri nedeniyle artan maaşların çalışanların cebine tam yansımadığını belirten Şahin, “Bu tablo ile ilk defa karşılaşmıyoruz. Toplu sözleşmeler her seferinde halkı yoksulluğa mahkûm ediyor” ifadelerini kullandı. Şahin, iktidar ile bazı konfederasyonların sendikal hareket içinde olumsuz rol oynadığını savundu.
KESK Sözcüsü, emekli ve memur maaşlarının yıllar içinde alım gücünü ciddi şekilde kaybettiğini, asgari ücretlinin ve emeklilerin geçim şartlarının ağırlaştığını dile getirerek, “En düşük memur emeklisi aylığı tarihimizde ilk defa açlık sınırının altına düştü. Ortalama maaşlarımız yoksulluk sınırının yarısına geriledi” diye konuştu.
Şahin, vergi gelirlerinin kullanımına da tepki göstererek, toplanan vergilerin büyük bir bölümünün faiz, patron teşvikleri, savunma harcamaları ve yandaş müteahhitlere harcandığını, yoksullukla mücadele ve sosyal harcamalara ise yeterince kaynak ayrılmadığını ileri sürdü.
Basın açıklamasında taleplerini de sıralayan Şahin, şu isteklerde bulundu:
Maaşlara Ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılması,
2023 Temmuz’dan itibaren hayata geçirilen ilave seyyanen ödemenin taban maaşlara yansıtılması,
3600 ek gösterge ve ilave seyyanen ödeneğin emekli aylıklarına eklenmesi, mülakatın kaldırılması,
4688 sayılı yasa başta olmak üzere toplu pazarlık ve grevli sendikal hakların önündeki engellerin kaldırılması,
Haziran ayı sonuna kadar gerçek bir toplu pazarlık masasının kurulması,
En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması ve kira, kreş, yol desteği sağlanması.

Şahin, tüm kamu emekçilerini KESK’te örgütlenmeye ve insanca yaşam koşulları için mücadele etmeye çağırdı. Şahin, “Bugün susarsak yarın geç kalırız. Kurtuluş yok tek başına! Ya hep beraber ya hiçbirimiz! Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın KESK!” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: