Yeni yönetmeliğin aile sağlığı çalışanları ve hemşireler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirterek, bir çok sağlık çalışanının istifaya zorlandığını ifade eden
Kocadağ, yönetmeliğin sağlık çalışanlarının çalışma şartlarını zorlaştırdığını, özellikle 96 saat gibi aşırı çalışma süresiyle çalışanları istifaya zorladığını söyledi.
Sinop'un küçük bir coğrafya olduğunu vurgulayan Kocadağ, “Sinop’ta herkes birbirini tanıyor. Çalışan arkadaşlarımızın tecrübesi çok yüksek ve birinci basamak sağlık hizmetinde oldukça eğitimliler. Ancak, şu anki yönetmelik, yıllarca eğitim almış, deneyimli çalışanları istifaya zorlamakta. Bu, en çok da ülkemizin vatandaşlarına yapılmış büyük bir haksızlık.” dedi.
Yeni yönetmeliğin sağlık çalışanları üzerindeki olumsuz etkilerini açıklayan Kocadağ, maaş kesintileriyle tehdit edildiklerini belirterek, "Hastamız gerek görmedi, 6 ay aile hekimliğine gelmedi, bizim maaşımızdan kesilecek. Aile aşıyı reddetti, o da bizim maaşımızdan kesilecek. Başka bir gebe gebeliğini paylaşmak istemedi ve tespit edemedik, bizim maaşımızdan kesilecek. Halbuki, biz bu ülkenin insanına hizmet etmek istiyoruz. Bu ülkede bağışıklama çalışmalarıyla on yıllar sonrasını korumak istiyoruz. Ama bu sistem maalesef ben de dahil bir çok arkadaşımı istifaya zorluyor. Çünkü, biz istifa etmeyerek çalıştığımız alanlarda kalmaya direnerek aslında evimize getirdiğimiz rızkımızın önüne geçiyoruz.” ifadelerinde bulundu.
Kocadağ, iş yükünün ve yönetmeliğin getirdiği ekonomik zorlukların, sağlık çalışanlarını istifaya zorladığını ve bunun Sinop’ta da gözlemlendiğini belirtti. Kocadağ, “Birçok arkadaşımız istifa etti, bazıları ise emekli oldu. Bu yönetmeliğin ekonomik anlamda, mali haklar açısından yaratacağı mağduriyetin ilk etkilerini Aralık ayında göreceğiz. Birçok arkadaşımız, Aralık sonrasındaki maaşlarına göre tekrar kendi alanlarına dönmek zorunda kalacaklar. Ancak dönmeyen arkadaşlarımız da mecburiyetten dönemeyen arkadaşlardır” diye konuştu.
Sinop'taki sağlık çalışanlarının yüzde 90’ının istifa etmeyi düşündüğünü söyleyen Kocadağ, “Bundan sonra çok daha uzun süreli iş bırakma eylemleri olacaktır. Eğer bakanlık bu durumu dikkate almazsa, bu sürecin sonunda daha fazla çalışanımız istifa edebilir. Bu, hem sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürür, hem de bu alanda tecrübeli çalışanlarımızı kaybetmiş oluruz” ifadelerini kullandı.
Kocadağ, sağlık hizmetlerinin piyasa koşullarına dönüştürülmesinin ciddi sorunlar yaratacağını belirterek, "Hekimlerin reçetelerine, hemşirelerin verdiği hizmetlere müdahale eden bir sistemle karşı karşıyayız. Bu, sağlık hizmetlerinin kalitesizleşmesine ve sağlık çalışanlarının tükenmişliğine yol açacaktır" şeklinde konuştu.
Aile sağlığı çalışanları ve hemşirelerin yaşadığı bu zorlukların, halk sağlığını doğrudan etkileyeceği uyarısında bulunan Kocadağ, "Gerçekten güzel yetişmiş sağlık personeline sahip bu ülkede, bu sistemle sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ciddi şekilde tehlikeye girebilir" dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: