Platform, Rusya–Ukrayna savaşında Zaporijya Nükleer Santrali’ne yönelik tehditlerin sürdüğünü, Mart 2026’da İsrail ve ABD’nin İran’daki Natanz Nükleer Tesisi yakınını bombaladığını ve akabinde İran’ın Dimona’daki nükleer tesisleri balistik füzelerle hedef aldığını hatırlatarak, nükleer tesislerin küresel bir tehdit haline geldiğini vurguladı.
NKP, açıklamasında nükleer tesislerin çatışma ortamlarında askeri hedefe dönüştüğünü, rüzgâr ve su yoluyla yayılabilecek radyasyon tehlikesinin yalnızca bir ülkeyi değil, tüm bölgeyi tehdit ettiğini belirtti. Platform, “Gerçek güvenlik bu tesisleri güçlendirmekle değil, tamamen ortadan kaldırmakla mümkündür” diyerek, nükleer enerji üretiminden, yakıt zenginleştirme faaliyetlerinden ve nükleer silah tesislerinden dünya genelinde vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Nükleer Alarm Zilleri Çalıyor
NKP’nin basın açıklamasında, Zaporijya, Natanz ve Dimona örneklerinin, nükleer tesislerin savaş koşullarında tüm insanlık için yıkıcı sonuçlar doğurabilecek hedefler haline geldiğini ortaya koyduğu vurgulandı. Nükleer tesislerin “enerji güvenliği” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışılsa da, çatışma koşullarında doğrudan askeri hedeflere dönüştüğü belirtildi.
Platform, bir nükleer tesise yönelik herhangi bir saldırının yalnızca hedef ülkeyi değil, rüzgâr, su ve ekosistemler aracılığıyla tüm bölgeyi etkileyebileceğini, bunun nükleer enerjiyi ulusal bir mesele olmaktan çıkarıp küresel bir tehdit haline getirdiğini ifade etti. Bu tür saldırıların halklar üzerinde büyük korku ve panik yarattığı, ekonomik ve sosyal yaşamı derinden etkilediği de açıklamada yer aldı.
Nükleer Teknoloji Eskimiş ve Tehlikelidir
NKP, yüzyılın koşullarında geliştirilen nükleer teknolojinin günümüzün çok katmanlı ve asimetrik tehdit ortamında artık savunulamaz hale geldiğini belirtti. Merkezi ve yüksek riskli yapıları nedeniyle nükleer santrallerin, Fukuşima’da olduğu gibi depremler, tasarım ve insan hatalarının yanı sıra askeri veya siber saldırılarla geniş coğrafyaları yaşanamaz hale getirme potansiyeline sahip olduğu vurgulandı.
Natanz ve Dimona’da yaşananların, gerek elektrik üretimi amacıyla kurulan nükleer santrallerin, gerekse savaş teknolojisi amaçlı nükleer tesislerin savaşta hedef ve “kendi kendini imha mekanizması” anlamına geldiğini ortaya koyduğu kaydedildi.
Sonuç ve Çağrı
NKP, yaşanan gelişmelerin nükleer tesislerin korunmasına yönelik tartışmaların ötesine geçilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu, sorunun güvenlik açığı değil, bizzat tesislerin varlığı olduğunu ifade etti. Platform, gerçek güvenliğin enerji ve silah üretimi için kullanılan nükleer tesisleri güçlendirmekle değil, tamamen ortadan kaldırmakla sağlanabileceğini belirtti.
Bu nedenle;
Nükleer santrallerle elektrik üretiminden,
Nükleer yakıt zenginleştirme faaliyetlerinden,
Nükleer silah üretimi ile ilgili tesislerden dünya genelinde vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı.
NKP, dünya halklarını nükleer risklere karşı seslerini yükseltmeye, devletler üzerinde baskı kurmaya ve nükleer endüstri ile ekonomik çıkar ağlarına karşı mücadele etmeye çağırdı. Platform, “Dünya; nükleer silahlardan ve nükleer santrallerden arındırılmalıdır” mesajı verdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: