Sinop’ta kurulması planlanan Nükleer Santral’e karşı olan 'Dünyanın Dostları' isimli Uluslararası Nükleer Karşıtı Çevre Örgütü Sinop’a gelerek Belediye Başkanlarına Japon Belediye Başkanlarından mektup getirdi.
Türkiye'de ve Sinop'ta, Mersin'de Belediye Başkanlarına birlik olma çağrısı getirildi. Bunun amacı Nükleere karşı Belediyeler oluşturmak. Yenilenebilir enerjinin çare olduğunu belirtiyor.
'Dünyanın Dostları' isimli Uluslararası Nükleer Karşıtı Çevre Örgütü için çalışan ve Tokyo'dan gelen Akiko Yoshıda Sinop’a kurulacak nükleer santrallerle ilgili açıklamalarda bulundu.
Akiko, "İkinci Dünya Savaşından sonra bizim hükümet bize bazı yalanlar söyledi. Atom enerji, atom silahların etkisine hiç benzemez. Barış için bir hareket, barış için bu teknolojiyi biz kullanabiliriz. Nükleer, için bize, Barış için temiz bir enerji olarak gösterildi. Biz Japon olarak bizim hükümetimize biz inandık. Japonya'da çok az atom enerjisine karşı direniş yapıldı. Biz 2011 yılında Fukuşima'yı görene kadar çoğunluk olarak hükümete inandık. Japonya'da Çernobilden sonra atom enerjisine karşı bir direniş başladı ama o zaman bu kadar yaygın değildi. Çok az bir kesim karşı durdu. Çernobil faciasından sonra ve birkaç yıl sonra tekrar bu direnişler azaldı. Fukuşima faciasından sonra Japon halkı özellikle gençler, anneler, babalar uyandılar ve yavaş yavaş çok daha fazla bir kesim karşı durmaya başladı. İnanın Japonya'nın bütün büyük şehirlerinde sadece Tokyo'da değil Kiato, Osaka gibi büyükşehirlerde de 100 ve 200 binlerin katıldığı büyük eylemler gerçekleştirildi. Japon olarak biz şimdi biliyoruz ki radyasyona karşı radyasyon geldi Fukuşima'ya. Daha fazla yayıldı, büyük alanlarda radyasyona karşı fazla bir şey yapamıyoruz. Mağdur oluyoruz. Japon halkının %50 sinden fazlası devamlı Nükleer enerjiye karşı duruyor. Maalesef bizim hükümet bizim isteklerimize talep vermiyor. Halktan bağımsız bir politika yürütüyor. Japon halkı şimdi farkına vardı. Nükleer enerji kontrol edilmez, insan tarafından hakim olunamaz bir güç olduğunu öğrendi.
Sinop iline yapılacak olan nükleer santrali Japonlu bir firma aldı. Burada yapılacak olan teknolojinin farklı olduğu söylüyorlar. Ancak Japonya'da Fukuşimaz kazasına yol açan sebepler bilinmiyor. Yani olayı teknolojiyle açıklamak doğru mu orası belli değil. Japonya'da hükümetin açıklaması Tusunaminin patlamaya yol açtığı şeklindeydi. Ancak ortada bunun depremden kaynaklandığına gösteren ciddi belirtiler var. Şimdi Türkiye Japonya gibi bir deprem ülkesi, biz Japon hükümetinin kendisinin atom teknolojisini Sinop'a ihraç etmesini son derce sorumsuz buluyoruz. Şuanda Japonya'da hiçbir atom santral çalışmıyor. Fukuşima'dan sonra bir süre bütün nükleer santraller hiç açılmadı. Bir zaman sonra 2 tanesi tekrar faaliyete geçti ve o iki tane de şuanda çalışmıyor. Çünkü yaz sezonu.
Almanya'da da Fukuşima faciasından sonra 17 atom santralinden 8 tanesini kapattı.
Fukuşima faciası hiç bitmedi. Hala şuan hergün 300- 400 ton radyoaktivitiyle bulaşmış su denize giriyor. Buna rağmen bizim Japon hükümetiz buna rağmen dedi ki, 'Olimpiyat oyunları Japonya Tokyo'ya gelince her şey güzel olacak.' Olimpiyat oyunlarının Tokyo'da yapılabilmesi için hükümetimiz yalan söylüyor. Reaktörlerde patlama tehlikesi devam ediyor. Fukuşima kontrol altında değil. Hükümet Fukuşima kontrol altında diyor ve eleştirel yaklaşanlar bunun böyle olmadığını gösteriyorlar. Fukuşima'daki 4 reaktörden 3'ü kontrol altında değil. Facia olan reaktörlerin içinde ne olduğunu kimse bilmiyor. Bilim adamları, hükümet hiç kimsenin konu hakkında bilgisi yok. Kimse o reaktörlerin içine giremiyor. Çünkü aşırı derecede radyasyon var. Bir insanı anında öldürebilecek kadar yüksek radyasyon var bu reaktörlerin içine girilmesi mümkün değil. Artçı depremler devam ediyor. Fukuşima kontrolsüz durumda. Kontrol altında değil.” dedi.