Ramazan ayının başlamasıyla ilimizin kutsal, tarihi ve turistik yerlerine ziyaretçi akını başladı.
Tarihi ve turistik yönden zengin illerden biri olan Sinop'a özellikle Ramazan ayında da ziyaretçi akını devam ediyor.
Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan nedeniyle dua ve ibadetlerin arttığı şu günlerde fırsat bulan vatandaşlar, ilimizde bulunan Seyit Bilal Türbesi'ni ziyaret ediyor.
11 aydan daha hayırlı olan Ramazan ayında insanlar diğer günlere nazaran daha fazla dine yönelmekte ve daha fazla ibadet yapmaktalar.
Bu ayın faziletinden yaralanmak isteyen vatandaşlar oruç tutmanın yanı sıra kusurlarını telafi etmenin yollarını da arıyor.
Gerek kusurların telafisi gerekse sevap almak nedeni ile Seyit Bilal türbesini ziyaret eden vatandaşlar namaz kılıp dua ediyor.
Ölümü hatırlamak, ahiret hayatını düşünmek ve dua etmek için kabir ziyaretinde bulunmanın sünnet olduğunu vurgulayan Seyit Bilal Camii imamı Hüseyin Konukcu ;” hafta sonları camimize daha çok ziyaretçi geliyor.Memleketimizde türbe ve mezar ziyaretlerinde hatalı davranışlara rastlanmakta. Allah için ziyaret edilen türbede Kur'an okuyup dualar ederek ölüye yardım edecekken tam aksine, ölüden yardım isteyenler görülmektedir. Hâlbuki mezar ve türbeler ölüden bir şeyler istemek için ziyaret edilmezler.
Belki bir şeyler hediye etmek için ziyaret edilirler.Çünkü ölü artık hayır hasenat yapamaz olmuştur. Yaşayanlar ise her türlü hayra gücü yetecek durumdadır. Gücü yetenler yetmeyenlere yardım ederler, yardım istemezler. Bu yüzden ziyaretçiler Kur'an okur, dualar eder, mezarında eli kolu bağlı yatan ölmüşlere sevap bağışında bulunurlar'' şeklinde konuştu.
Konukcu; “Türbe ve mezarların, ziyaretçilerde şirke düşmeye çok müsait bir ruh hali oluşturduğuna işaret ederek, ziyaretçiler ölünün kabrine mumlar yakar, kurban niyetiyle adak horozlar keser, mezar taş ve türbe demirlerine yüz göz sürüp, ağaç dallarına çaputlar bağlar, bunlara birtakım özel manalar yükleyerek beklentilere girerler.
Ev almayı, çocuğu olmasını, kızının oğlunun sınav kazanıp evlenmesini, bilhassa böyle türbe ve mezarlardan istemek suretiyle büyük bir yanlışa düşerler.
Ama İslam, ölünün elinde bu istekleri karşılayacak imkân ve salahiyetin bulunduğunu kabul etmez. Aksine ölüde böyle bir salahiyetin olduğuna inanmayı şirke düşme olarak yorumlar.
Ayrıca türbede yakılan mumlar, kesilen horozlar, bağlanan çaputlar ölüye de hiçbir fayda sağlamaz.
Bu masraflarla bir yoksulun ihtiyacı karşılansa sadaka sevabı kazanılır. Sadaka hürmetine Rabbimiz belki dileklerimizi de kabul edebilir.
Öyleyse türbe ve mezarlıkları ibret niyetiyle ziyaret etmeli, orada yatanlara dua ederek sevabını onlara bağışlamalıyız'' dedi.