Sinop Üniversitesi Uygulama Otelinde 27-29 Ekim tarihleri arasında düzenlenen "7. Uluslararası Nükleer Yapı Özellikleri Çalıştayı"na dair Sinop Nükleer Karşıtı Platform Dönüm Sözcüsü Zeki Karataş'ın basın açıklaması gerçekleştirdi.
“Sinop nükleer santral istemiyor” diyen Sinop NKP adına Dönem Sözcüsü Zeki Karataş açıklamasında, “Bu günlerde Sinop ilinde bir trajedi yaşanıyor. Bir yanda ÇED hazırlayan ENVY (Enerji ve Çevre Yatırımları AŞ) firması yetkilileri kamu kurumlarını dolaşarak vahşice bilgiler topluyor, Diğer yandan Nükleer santral yapmayı planlayan Japon Mitsubichi ve Fransız Areva şirketi yetkilileri denizden ve karadan yöredeki depremsellik, sismik, topoğrafik ve Oşinografik çalışmalar sürdürürken; Sinop Üniversitesi uygulama otelinde de 27-29 Ekim 2014 tarihlerini kapsayan tarihlerde ‘7. Uluslararası Nükleer Yapı Özellikleri Çalıştayı’ adıyla Sinop Valiliği, Sinop Üniversitesi ve TAEK’in ev sahipliğinde bir çalıştay düzenlenmiştir.
Çalıştayın birinci gününde Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Boztosun, “fotonükleer reaksiyon ve fotofizyon” hakkında sunum yaparken Akkuyu Nükleer santralinde ve geliştirdikleri nükleer teknoloji sayesinde yani Radyasyonla sinekleri kısırlaştırarak Akdeniz bölgesindeki turizme katkı sunacaklarını söyledi. Yine radyasyon sayesinde Akdeniz bölgesindeki Çiçekçilik sektörüne katkı sunacaklarını belirtti. Prf. Dr. İsmail Boztosun’a göre çiçekçilik sektöründe %35 olan verimlilik düzeyini %95 seviyesine çıkartarak katkı sunacaklarını ifade etmektedirler.Yani hocamız radyasyonla canlıların yaşamına müdahale edeceklerini söylüyorlar. Ancak şunu unutmuş görünüyorlar;
1-Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti arasında imzalanan hükümetler arasında imzalanan nükleer santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliği anlaşmasına göre “Akkuyu Nükleer Santrali Rusya devletinin olacaktır.” denilmektedir.Yapılan sözleşmede teknoloji transferi sözkonusu değildir.Dolayısıyla Türkiye’ye nükleer teknoloji transferini yasaklayan bir sözleşme ortada iken açıklama yapan bilim insanı hangi nükleer teknolojiyle Akdeniz’deki sineklerle mücadele edeceği veya Akdeniz’de üretilecek Çiçeğin üretimini arttıracağı merak konusudur.
2-Ayrıca nükleer teknoloji yapımı için elektrik enerjisi üreten nükleer santrallere ihtiyaç yoktur,bu teknolojide kullanılan malzemeler nükleer araştırma merkezlerinde kurulan reaktörlerdende elde edilmektedir.
Burada, Sinop’ta yapmayı planladıkları Nükleer Santralde Orman ve Su işleri Bakanlığından Aralık 2013 tarihi itibariyle 36 ay süreyle ETKB devredilen 10.5 km2lik sahada 225.000 adet ağaç traşlama yöntemiyle adeta katledilmiştir. Oysa Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Temsilcisi Salih Sarı; kurulması düşünülen Sinop Nükleer Güç santrali için 2 km2lik sahanın yeterli olacağını Çalıştay’da açıkladı.Salih Sarı ayrıca dünyada kurulu bulunan Nükleer santraller hakkında bilgi verirken Japonya’da 48 adet NS olduğunu açıklamasına rağmen bu santrallerin kapalı olduğunu açıklamadı. Yine Salih Bey ABD deki NS’lerden bahsederken 1979 yılından buyana bu ülkede Nükleer Santral siparişi verilmediğini, yapımı devam eden santrallerin 1979 yılından önce yapımına başlandığını, ama halen bitirilmediğinden bahsetmedi. Yani Nükleer santral teknolojisinin 1970 yıllardaki gibi gözde bir teknoloji olmadığını söylemedi. Neden acaba?
Biz Sinop Nükleer karşıtları bu kirli teknolojiyi Sinop’a kurdurmayacağımızı kamuoyu ile paylaşıyor ve başta Sinop halkı olmak üzere tüm çevre dostlarını mücadelemize katılmaya davet ediyoruz.” dedi.
