Hacer Aydın, laikliğin önemine değinerek, “Laiklik bu ülkedeki bütün dinlerin ya da bütün vatandaşların, yurttaşların koruma şemsiyesidir aslında. Bunu önemsiyoruz. Vatandaşın en büyük güveneceği şey hukuktur, yasalardır. Çünkü bir hukuk devleti olduğumuzu iddia ediyoruz. Maalesef ki hukuk diye bir şey kalmadı. Bir sonsuz bir güvensizlik içindeyiz.” dedi.
Aydın, Cumhuriyet’in kazanımlarına da dikkat çekerek, “Cumhuriyet deyince aklıma kazanımlarımız geliyor. Cumhuriyet kazanımları geliyor. Özellikle kadınlar açısından elde edilen kazanımlar geliyor. Fakat bu günlerde bu kazanımlarımızı korumakla mükellefiz. Laiklik, özellikle en büyük kazanımlarından biri. Çünkü bütün Cumhuriyet’in vatandaşlarına verdiği eşit yurttaşlık, dinler arasındaki eşitlik, devletin vatandaşına olan mesafesindeki eşitlik hepsi bu kapsama giriyor.” ifadelerini kullandı.

Kadir Demir ise, Cumhuriyet ve demokrasiye ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Cumhuriyet biliyorsunuz, demokrasi halkın kendi kendisini yönetmesi. Ancak salt halkın kendi kendisini yönetmesi yanında halkın bizzat karar süreçlerine, karar alma süreçlerine katılmasını ifade eder. Bu anlamıyla günümüze gelindiğinde halk sadece demokrasiyi, Cumhuriyet’i sadece seçimler olarak görmeye, algılamaya başladı. Çünkü, Cumhuriyet aynı zamanda bir sosyal hukuk devletini de ifade eder. Bugün hem sosyal devlet olma özelliği hem de hukuk devleti olma özelliği yapılan uygulamalardan, ortaya çıkan durumlardan anlaşılıyor ki cumhuriyet de demokrasi de maalesef aşındırılmaya çalışılıyor. Bugün laiklik ilkesi hemen hemen artık laikliği ifade edenlerin bir biçimiyle gözaltına alındığı, soruşturmaya tabi olduğu bir sürece girildi. Oysa ki bizim kurucu değerlerimizin en önemlilerinden biri laiklikti. Toplumun farklı inanç gruplarının bir biçimiyle kendilerini ifade ettiği, devletin siyasetin dine, dinin siyasete etki etmediği bir sistemi ifade etmekteydi. Ancak aşama aşama bu da ortadan kaldırılmış durumda. Bütün toplumu, bütün halkı bu anlamıyla duyarlı olmaya, değerlerine sahip çıkması gerektiği bir süreçten geçiyoruz. Bu anlamıyla da Cumhuriyet bizim etimiz, tırnağımız gibi ekmek gibi lazım olan, demokrasiyle taçlandırılmış bir Cumhuriyet. Hepimize lazım olan bir sistemin adıdır.” dedi.

Günsel Diri, Atatürk’ü ve özgürlüğü hatırlatarak, “Aklıma tek gelen şey Atatürk. Özgürlük çok geniş, çok kapsamlı bir şey. Hayatımızı ona borçluyuz. Aklıma gelen tek şey Atatürk diyorum. Özlüyoruz tabii. Şu anda özgür müyüz? Gayret ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Salih Danacı ise, demokrasiyi değerlendirerek, “Demokrasi demek hür bir şekilde hareket ederken başkalarının özgürlüğünü kısıtlamayacak şekildeki yönetim şeklidir. Bize bu Cumhuriyet’i 29 Ekim 1923’te Mustafa Kemal Atatürk bıraktı.” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: