Uğur Mumcu Meydanı’nda kurulan çadırda basın açıklaması düzenleyen emekliler, talepler kabul edilene kadar eylemlerini sürdüreceklerini duyurdu.
Devrimci Emekliler Sendikası Sinop Şube Başkanı Kadir Demir tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi;
"Sayıları 17 milyonu aşan emekliler toplumun en kalabalık ama en çok mağdur edilen kesimidir. En kalabalık kesim olmasına rağmen açlık, yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşamaya mahkûm edilerek adeta üvey evlat muamelesi görende yine emeklilerdir. Bu gün 17 milyon emeklinin 6 080.000 i 17.000 ve altı ,5 120.000 i 17.000-18.000 arası, 2.880.000 i ise 18.000-20.000 aralığında bir ücretle yaşamak zorunda bırakılmıştır. Açlık sınırının 30.000 lirayı çoktan aştığı ekonomik koşullarda bunun altında kalan bir ücretin; emeklilere açlık, yoksulluk ve dolayısı ile sefalet içinde yaşamaya devam edin demekten başka bir anlam taşımamaktadır. Emekliler, bu ülkenin üvey evlatları falan değildir. Emekliler 17 milyonu aşan sayıları ile ömürlerinin büyük bir bölümünü bu ülkenin huzuru, refahı ve gelişmesi için harcamış emektarlardır. Geri kalan ömürlerini yani emekliliklerini huzur ve refah içinde insanca yaşamaları en temel ve vazgeçilmez haklarıdır. Dolayısı ile iktidarın emeklilerin en temel sosyal güvenlik hakkı olan emekli aylıklarının onları insanca yaşayacak bir ücret yani 30 000 tl düzeyine çıkarmak yerine sanki kendi ceplerinden veriyormuşçasına kaynak yokluğundan dem vurmalarının hiçbir sahici yanı olmadığı gibi gerçeklerle de uzaktan yakından alakası da yoktur. Sorun tercih sorunudur. Yani iktidarın tercihini emekliden ve emekçiden yana değil sermayeden yana yapma sorunudur. Bu gün bize kaynak yokluğundan dem vuranlar sıra yandaş şirketlere ,holdinglere, müteahhitlere gelince bir gecede kaynak bulabilmekte, vergi afları çıkarabilmekte, sermaye gruplarından alması gereken 1 trilyon 900 milyar lira vergiyi almaktan vazgeçebilmektedir. Oysa ki almaktan vazgeçtiği bu vergiyi almış olsa, hem bütçe açığı olmayacak hem de emekli ve emekçileri içinde bulunduğu zor koşullardan kurtaracak kaynak var olacaktır. Sermayenin ödemesi gereken vergileri almaktan vaz geçen iktidar sıra emeklilere ve emekçilere gelince adeta şahin kesilmekte “yeniden değerleme oranı “ adı altında aldığı vergiyi sürekli artırmaktadır. Tüm bunların yanında emeklilerin çalışma yaşamı boyunca ödemiş olduğu primleri, alın teri dökerek yarattığı artı değerleri yok sayarcasına maaşından başka hiçbir geliri olmayan emeklilerin aldıkları aylıklarını bir hibe, lütuf ve sadaka gibi göstermesinin kabul edilebilir bir yanı yoktur. TÜİK in Aralık ayı için açıkladığı gerçek dışı enflasyon rakamları daha üzerinden bir hafta bile geçmeden çarşıda, pazarda, market raflarında gıda ve temizlik gibi en temel tüketim maddeleri başta olmak üzere iğneden ipliğe her şeyin fiyatı her gün artmaktadır. Aralık ayı sonlarına doğru duraklayan akaryakıt ürünleri Ocak ayında aniden tırmanışa geçmiştir. Elektrik ve doğal gaza yazın indirim yapan iktidar kış mevsimi ile birlikte zam yapmaktadır. Bunların yanında 1+1 bodrum kat dairelerin bile kirasının 20.000 lira düzeyinde olduğu düşünülürse emeklilerin bu kışı 20.000 lira ücretle geçirebilmesi zaten mümkün değildir. Emeklilerin bu denli zor koşullarla ve sorunlarla karşı karşıya olduğu gün gibi ortada iken böylesine yakıcı olan bu soruna çözüm bulması gereken iktidar çözüm bulmak yerine bula bula Tüik in açıkladığı enflasyon rakamları ve kök maaş adı ile bilinen ucube sistem nedeni ile hiç zam alamayacak olan yaklaşık 14 milyon emekliye 1000-2000 arasında bir zam yaparak 20000 liraya sabitlemeyi bir çözüm ve bize bir lütufmuş gibi sunmasını asla kabul etmiyoruz. Bu bir çözüm değildir ve tam tersine çözümsüzlüktür. Çözüm diye bize dayatılan bu sadaka zammı asla kabul etmeyeceğiz. Emeklilerin içinde bulunduğu sorunları ve feryadını görerek TBMM inde “ en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılana kadar meclisi terk etmeme eylemine başlayan CHP nin bu eylemine yerellerden doğru destek olmak amacıyla biz DİSK/Devrimci Emekli Sen, KESK Şubeler Platformu ve CHP il örgütü ile birlikte çadır nöbetine başladık. Bu çadır nöbeti ile sonraki gün ve ileriki aşamalarda tencere tava ile sokağa çıkarak tepkimizi ve sesimizi duyuracak ,belli saatlerde evlerimizde ışıkları yakıp söndürerek toplumda farkındalık yaratmaya yönelik etkinliklerle nöbet eylemimizi destekleyeceğiz. Çadır nöbeti eylemimiz CHP nin meclisteki eylemine paralel olmakla birlikte taleplerimiz kabul edilene kadar devam edecektir. Bu anlamı ile tüm emek ve demokrasi güçlerini ,emekliler ile işçi ve emekçileri çadırımızı ziyaret etmeye, nöbetimize destek ve dayanışma içinde olmaya davet ediyoruz. Ve diyoruz ki “ Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiç birimiz.” Birleşe birleşe kazanacağız Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız."
Yorumlar
Kalan Karakter: