Uğur Mumcu Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz, CHP Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya, sendika üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Emekliler, artan hayat pahalılığı karşısında maaşların yetersiz kaldığını belirterek düzenleme talebinde bulundu.

Grup adına konuşan DİSK’e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası Sinop Şube Başkanı Kadir Demir, Türkiye genelinde 17 milyonu aşkın emeklinin ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek şu ifadelere yer verdi;
“Dul ve yetimleri ile birlikte 17 milyonu aşkın emekli yüzyılın en büyük yoksullaştırma operasyonları ile karşı karşıyadır.17 milyon emeklinin çalışırken maaşından peşin kesilen primlerin karşılığını para yok diyerek ödemeyen ve emekliye sırtını dönen iktidar, iş bir avuç sermaye grubuna, beşli çeteye gelince her türlü fedakarlığı yapmakta, kesenin ağzını sonuna kadar açmaktadır. Sermayenin geçiş garantili köprülerine, iniş garantili hava alanlarına ve beşli çetenin aldığı ihalelere milyarlar aktaran iktidar, emekliye gelince bütçede kaynak yokluğu yalanı ile emeklileri açlık ve sefalete mahkum etmektedir. Emeklilerin %88 i yani 14 milyonu 2026 yılı için açıklanan zam oranları ile de 25 bin liranın altında kalmış, emekliler açlık, yoksulluk ve sefalet içinde bir yaşam sürmek zorunda bırakılmıştır. Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, gecesini gündüzüne katmış alın teri dökmüş emekliler; iğneden ipliğe her şeye her gün gelen yeni zamlar karşısında evinin kirasını ödeyemez, doğal gaz faturasını ödeyemez, cebinde parası olmadığı için pazara çıkamaz ,en temel gıda maddelerine dahi ulaşamaz hale gelmiş bulunmaktadır. Bu bir kader değil iktidarın bilinçli bir tercihi, emekliden yana değil sermayeden yana tercihinin sonucu ve açık ilanıdır. “Kök” aylık adı ile uygulamaya konulan sistem SGK’yı bir şirket formuna sokmuş, bu ucube sistemin sonucu olarak en düşük emekli aylıkları günün koşullarına göre artmak yerine yerinde saymıştır. Emeklilerden gelen tepkiler sonrasında lütfedip zamlara rağmen yerinde sayan en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkarmak için ek kanunu mecliste bir oldu bitti ile torba kanuna çeviren ve içine taşeronun devlete olan 70 milyarlık kıdem tazminat borcunu almaktan vazgeçme ve af etme utanmazlığını ortaya koyan iktidar, gözü-kulağı meclisten çıkacak kararda olan 17 milyon emekli ile adeta alay etmektedir. Emeklinin gözünün içine bakarak kaynak yokluğundan bahsedenlerin bu yaptığının ne insani ,ne vicdanı, ne ahlaki bir yanı olmadığı gibi hukuki olarak kabul edilebilir bir yanı yoktur. Dolayısı ile 20 bin liralık emekli maaşına evet diyenler, el kaldıranlar bilerek ve isteyerek milyonlarca emeklinin sofrasından ekmeğinin azalmasına evet derken aynı zamanda 70 milyarlık borcun silinmesine de evet demişler ve el kaldırmışlardır. Elbette ki bu aklı başındaki hiçbir emeklinin dikkatinden kaçmamıştır. Tarih elbette ki rakamları değil yapılan bu haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikleri asla unutmaz ve unutmayacaktır. Elbette ki tarih ve 17 milyon emekli, bir şeyi daha unutmayacaktır.“ Biz garibanların oyları ile iktidar olduk “ diyerek adeta oy deposu olarak gördüğünüzü açık edip, sonrada aklınızca kurnazlık yapıp konuya açıklık getiriyormuş gibi yaparak bu kez de emeklileri “gureba “ diye nitelemenizi ve emeklilerin sizdeki yerinin ne olduğunu da asla unutmayacaktır. Halkın bütçesini sanki kendi parasıymış gibi sermayeye peşkeş çeken, vergi ,taşeronun kıdem tazminatı borçlarını affettim diyenler ,emekliye gelince kaynak yokluğundan bahsedemez, kaynak yok diyemez. Şunu asla unutmayın ki 17 milyon emeklinin iki eli sizin yakanızdadır. Ve asla bu yaptıklarınızı af etmeyecektir. Emeklileri enflasyona ezdirmeyeceğiz deyip oyunu aldığınız o garibanları açlık ,yoksulluk ve sefalete mahkûm edenleri asla affetmeyeceğiz. Üç gün önce emeklilerin sefaletinden dem vurum üç gün sonra 180 derece çark ederek emeklileri sefalete mahkum eden kanuna el kaldıranları asla affetmeyeceğiz. Emeklilerin açız, ölüyoruz feryadına kulak tıkayıp duymazdan gelen, gözlerini kapatıp görmezden gelenleri asla affetmeyeceğiz. Kaynak yok diyerek emekliyi sefalete mahkum eden ama iş bir avuç sermayeye gelince muslukları sonuna kadar açanları asla affetmeyeceğiz. Sefalete onay veren, taşerona el kaldıranları asla affetmeyeceğiz. Emeklileri torununa küçücük bir karne hediyesi bile alamayacak hale getirenleri asla affetmeyeceğiz. Emekliler yoksulluktan çarşıya –pazara çıkamazken, televizyon ekranlarına çıkıp müze ve ören yerlerini emeklilere ücretsiz ,polis evi, öğretmen evi gibi yerlere yüzde elli indirim yaptık diyerek adeta bizimle dalga geçenleri asla affetmeyeceğiz. Ödediği vergiler ve yaptığı her türden alışverişte ödediği vergilerle oluşan ve halka dönmesi gereken bütçeyi sermayeye peşkeş çekenleri asla affetmeyeceğiz. Kamu adına görev yaparken ,aldığı maaşın binlerce katı servet edinen ,kaynağı belirsiz zenginleşen siyasileri ve bürokratları asla affetmeyeceğiz. Sanmasınlar ki tüm bu yapılanları unutacağız! Orta çağın köleci toplumuna öykünen siz bu günün efendileri, tıpkı ortaçağın efendileri gibi bize yaşattığınız modern kölelik sisteminin hesabını garip gureba diye aşağıladığınız milyonlarca emekliye tarih ve hukuk önünde vereceksiniz. Ve unutmayın ki er yada geç sandık emeklilerin önüne geldiğinde garip gureba diye aşağıladığınız emeklilerle birlikte aşağıladığınız, hor gördüğünüz ,sefalete mahkum ettiğiniz işçi ve emekçiler sizden bunun hesabını sandıkta soracaktır. Biz emekliler sizden sadaka değil , bizden aldıklarınızı bize geri vermenizi istiyoruz .Siz ise bizden aldıklarınızı sermayeye peşkeş çekiyor 5.5 milyon emeklinin maaşına 1062 lira sadaka gibi komik bir zam yaparak mutfakta çıkarmış olduğunuz yangını söndürebileceğinizi zannediyorsunuz. Sizi buradan ,bu meydandan bir kez daha uyarıyoruz. Bizimle dalga geçmeyin. Emeklilerin sabrını açlık, yoksulluk ve sefaletle sınamayın. Bizim taleplerimiz çok açık ve nettir. En düşük emekli maaşı 30 lira olan açlık sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Tüm emeklilere acilen kayıplarının telafi edilmesini sağlayacak seyyanen zam yapılmalıdır. Aylık bağlama oranları ve katsayılar derhal 2008 öncesi, sisteme döndürülmelidir. Emekliler arasında eşitsizliğe yol açan “Kök” maaş uygulamasından derhal vazgeçilmelidir. Sağlıkta “katkı payı” adı altında yapılan soygun durdurulmalı, sağlık tamamen ücretsiz olmalıdır. Evi olmayan emeklilere acilen kira ve yakacak yardımı yapılmalıdır. Ez cümle emekliler insan onuruna yakışır bir yaşam standardına kavuşturulmalıdır.Buradan iktidara bir kez daha sesleniyor ve uyarıyoruz; Bu ülkenin her karışında emeği, her tuğlasında harcı ,her kuruşunda hakkı olan ancak hak ettiğini alamayan ,sefalete mahkum ettiğiniz biz emeklilerin sabrını sınamaya kalkmayın. Artık o sizin otur dediğinizde oturan, kalk dediğinizde kalkan garibanlar olarak nitelediğiniz emekliler olduğumuzu zannedenler tarihin en büyük yanılgısını yaşayacaklardır. Biz emekliler bizi açlığa ve sefalete mahkûm eden ortaçağ artığı bu kara düzene karşı hakkımız olanı alana kadar meşru zeminlerde mücadeleye devam edeceğiz. Mücadele edenler her zaman kazanamaz ama kazananlar hep mücadele edenlerdir. Biz biliyoruz ki kayayı delen suyun şiddeti değil, damlaların sürekliliğidir. Dolayısı ile bu somut, gerçeklik üzerinden 16 gündür en çetin kış koşularına rağmen sürdürdüğümüz “Çadır Nöbeti” eylemimiz bu gün burada sona erse de açlık ve sefalete karşı mücadele ile birlikte her türden anti demokratik uygulamalara, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir. Emeklilerle birlikte bu hal ve gidişten memnun olmayanların farklılıklarını bir tarafa bırakarak yan yana omuz omuza olması, safları sıklaştırması ve dayanışmayı büyütmesi gerekmektedir. Bu itibarla tüm emeklilerimizi DİSK/Devrimci Emekli Sende örgütlenmeye, safları sıklaştırmaya ve dayanışmayı büyütmeye davet ediyoruz. Örgütlü olduğumuz kadar güçlüyüz.”
Yorumlar
Kalan Karakter: