Yapılan artışın emeklilerin ekonomik sorunlarını çözmekten uzak olduğunu öne süren Demir, açıklanan aylığın açlık sınırının dahi altında kaldığını savundu.
Demir, "Yapılan araştırmalara göre yoksulluk sınırı 117 bin lirayı, açlık sınırı ise 37 bin lirayı aşmış durumda. TÜİK'in açıkladığı enflasyon farkı ve yasal düzenlemeyle en düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya çıkarılması, emeklilerin önümüzdeki bir yıl daha açlık, yoksulluk ve sefalet içinde yaşayacağının somut göstergesidir. Bu ücret, açlık sınırının ancak yarısına denk geliyor" dedi.
Türkiye'de dul ve yetimlerle birlikte 17 milyondan fazla emekli bulunduğunu ifade eden Demir, yaklaşık 12 milyon 500 bin kişinin emekli aylığı aldığını belirterek, emeklilerin büyük bölümünün geçim sıkıntısı yaşadığını ileri sürdü.
Emeklilerin yalnızca yaklaşık yüzde 4'ünün açlık sınırının üzerinde gelir elde edebildiğini iddia eden Demir, "Yüzde 96'sı ise açlık sınırının altında bir maaşla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Açıklanan rakamlarla emeklilere adeta 'ölün' deniliyor" ifadelerini kullandı.
Temel tüketim ürünleri ve akaryakıt fiyatlarındaki artışlara da dikkat çeken Demir, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranlarının hayatın gerçekleriyle örtüşmediğini savunarak, "İğneden ipliğe her şeye zam gelmiş durumda. Akaryakıt fiyatları yükseliyor, bunun etkisi bütün ürünlere yansıyor. Buna rağmen açıklanan enflasyon oranı gerçeklerle bağdaşmıyor. Biz kâğıt üzerindeki rakamlara değil, pazardaki, marketteki gerçek fiyatlara bakıyoruz" diye konuştu.
Emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelire kavuşturulması gerektiğini belirten Demir, emekli aylıklarının açlık ve yoksulluk sınırının üzerinde bir seviyeye çıkarılması için ek yasal düzenleme ve ilave destek sağlanması çağrısında bulundu. Demir, "Artık bıçak kemiği aşmıştır. Emeklilerin insanca yaşayacağı bir ücret mutlaka sağlanmalıdır" dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: