Sinop Atatürk Devlet Hastanesi önünde düzenlenen basın açıklamasına sendika üyeleri katıldı.
Hemşire Dilan Şahin tarafından yapılan açıklamada, sağlık çalışanlarının sadece özel günlerde hatırlanmak istemediklerini, mesleki ve özlük haklarının iyileştirilmesini beklediklerini vurguladı.
Şahin, yaptığı açıklamada son yıllarda sağlık emekçilerinin ağır bir yük altında ezildiğini ifade ederek "Ağır ve uzun çalışma süreleri, son yıllarda yaşadığımız Covid-19 pandemisinin üzerlerindeki ağır yükü ve büyük etkileri, depremin etkilediği illerde yürütülen sağlık hizmetleri bu mesleklerin ne kadar önemli ve vazgeçilmez oluğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır.Sağlık sistemindeki sorunlar ve dönüşüm politikalarının tahribatlarını sıkça dile getiriyoruz. Sağlık insan gücünün yüzde 40’ına yakınını oluşturan ebe ve hemşirelerin sorunlarının çözümü aynı zamanda sağlık sistemindeki birçok sorunun çözümünü de beraberinde getirecektir." dedi.
Türkiye’deki ebe ve hemşire sayısının OECD ortalamasının oldukça altında olduğuna dikkat çeken Şahin, " Türkiye’de 100 bin kişiye düşen ebe-hemşire sayısı 356 iken OECD ülkelerinde bu sayı 1002 kişidir. Sağlık kurumlarına başvuru sayıları OECD ülkelerinde yılda ortalama 6,2 iken Türkiye’de bu rakam kişi başı yıllık 11,4’ e yükselmiştir. Yani OECD ortalamasının yarısından az personel ile onların iki katı başvurucuya hizmet etmek zorunda kalıyoruz. Ülkemizde ki bir hemşire OECD ülkelerinde ki meslektaşlarının 4 katı çalışmakta iken yoksulluk sınırı altındaki ücretlere mahkum edilmektedir. Ülkedeki zorlu yaşam koşulları düşük ücretlerle geçimini sağlamak zorunda olan ebe ve hemşireleri; fazla mesai, nöbet gibi gelir arttırıcı yöntemlere mahkum etmiştir. Döner sermaye ve teşvik uygulaması gibi ücretlendirme yöntemlerinde çalışılmayan günler için yapılan yüksek kesintiler sağlık emekçilerini izin kullanmaktan bile imtina eder hale getirmiştir. Diğer yandan emekliliğe yansıyan temel ücretlerin düşüklüğü ayın sonunu getiremeyen çalışanları emeklilikten korkutmakta biraz da olsun geçinebilmek için mezara kadar çalışmaya itmektedir.Uygulanan sağlıkta dönüşüm politikalarıyla sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi, halkın sağlık hakkına ulaşmasını engellemekte, halkla sağlık emekçilerini karşı karşıya getirmektedir. Bu durum iş yerlerindeki güvenlik zafiyetleri ve suçluyu koruyan ceza sistemiyle birleştiğinde sağlık emekçilerine şiddet olarak dönmektedir. Üstüne bir de liyakatsiz yöneticilerin mobingi ve siyasal şiddet eklenince sağlık kuruluşları emekçiler için bir eziyete dönüşmektedir." ifadelerinde bulundu.
Açıklamada hemşire ve ebelerin çözüm bekleyen talepleri maddeler halinde sıralandı. Bu talepler arasında şunlar yer aldı:
· Performans, döner sermaye, ek ödeme ve şimdi de teşvik diye adlandırılan gelir güvencesi olmayan ve emekliliğe yansımayan ücretlendirme yerine insanca yaşamaya yetecek ve emekliliğe yansıyacak temel ücret verilsin,
· Mevcut yasal durum düzeltilinceye kadar acilen; ebe ve hemşirelerin yaptığı her işlem hekimlerin değil kendi adlarına işlenerek karşılığı olan ödemeler verilsin,
· Ebelik ve hemşirelik Meslek Kanunları mesleğin özüne yakışır, görev tanımına uygun şekilde düzenlensin, bağımsız hale getirilsin,
· Covid-19 pandemisi ve Deprem ile birlikte daha da görünür hale gelen ebe ve hemşire sayılarındaki açık giderilsin, kadrolu güvenceli istihdamla yükseltilsin,
· Fiili hizmet süresi zammı emekçilerin lehine yeniden düzenlensin,
· Kadın emekçiler için analık ve süt izni süreleri yeniden düzenlensin, bu süreçlerde yeteri kadar ücretli izin verilsin,
· Her iş yerinde 7/24 hizmet veren, ücretsiz kreş sağlansın,
· Ebe ve hemşireler yöneticilerden, ekip arkadaşlarından ve hasta ve yakınlarından gelen şiddete son verilmesi için güvenli çalışma ortamları oluşturulsun, yasal ve idari düzenlemeler yapılsın.
· Atamalarda liyakat esas alınsın, yöneticiler liyakate uygun olanlar arasında işyerindeki emekçiler tarafından seçilerek belirlensin,
· İş gücü planlaması yapılsın, çok sayıda değil nitelikli eğitim veren yüksek eğitim kurumları açılsın,
· Sağlık Bakanlığı ve Üniversiteler dışında başta sosyal hizmet olmak üzere, adli tıp kurumu, Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatı ve Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan hemşirelerin de diğer unvanlarda olduğu gibi maaşlarında artış yapılsın, maaş denkliği oluşturulsun diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan arkadaşlarımızın sağlık iş kolundaki düzenlemelerin dışında tutulması uygulamasına son verilsin,
· Özel sektörde çalışan ebe ve hemşirelerin ücretlerinde taban ücret ve tavan çalışma saatleri belirlensin ve uygulansın,
· İcap ödemesi sorunu mahkeme kararlarına bırakılmadan yasal düzenleme ile çözülsün,
· Aile Sağlığı Merkezlerindeki ebe ve hemşirelerin ücretlendirme, statü ve çalışma alanlarına dair sorunlar çözülsün,
· Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışıp kadroya geçirilmeyen, şirketler ya da aile hekimleri ile yaptıkları sözleşme ile çalıştırılan ebe ve hemşireler kadroya geçirilsin,
· Üniversite hastanelerinde çalışan hemşirelere tayin hakkı verilmelidir,
· Staj dönemleri işe başlama kabul edilmeli ve EYT kapsamına alınmalıdır,
· 5510 kapsamında olan ebe ve hemşirelerin emeklilik maaşlarına 3600 ek gösterge karşılığı artışlar yapılmalıdır,
· Ebe ve Hemşirelerin taşrada görev esnasında konaklama sorunları lojmanla giderilmeli, görev yaptığı şehrin gerçekliğine uygun kira desteği verilmelidir.
· Sendikal örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller kaldırılsın.
· KHK’ler ile ihraç edilen tüm emekçiler göreve başlatılsın.
Basın açıklaması sonunda Şahin, tüm sağlık emekçilerine birlik çağrısında bulunarak, "Ancak örgütlenirsek, birlik olursak haklarımızı alırız. Bunun içinde sistem tarafından örgütlendirilen ve yetkili hale getirilen sarı sendikalarda değil; fiili ve meşru temelde mücadele yürüten SES çatısı altında bir araya gelip mücadeleyi yükselttikçe haklarımızı alırız. İşte o zaman gerçek anlamda günlerimizi kutlayabiliriz. Bu yıl da ebe ve hemşireler mesleğimize sahip çıkıyor, taleplerimiz yerine getirilinceye ve haklarımızı alıncaya kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Bu kapsamda bugünlerde kutlama yapmak yerine sağlık kurumları önünde kitlesel basın açıklamaları ile bir kez daha taleplerimizi gündeme getirmek zorunda kalıyoruz.Tüm arkadaşlarımızı yanımızda olmaya, haklarımızı almak için birlikte mücadeleye davet ediyoruz." diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: