Sinop’ta 29 Ekim 2014 tarihinde kurulan “Sinop Mübadele ve Balkan Halkları Kültür Araştırmaları ve Dayanışma Derneği” Mübadelenin 92. Yıl dönümü anısına 31 Ocak Cumartesi günü saat 10.30 Sinop Yelken Kulübünde Tanışma ve Dayanışma Kahvaltısı düzenleyecek olup, Saat 12.30 toplu halde Aşıklar Caddesi üzerinden yürünerek Mübadil dostu Sinopluların ve Çok sayıda Sivil Toplum Kuruluşlarının katılımı ile Saat 13.00’de Mübadelede ölenlerin ve kaybedilmiş vatan topraklarını anısına Dernek Başkanı Kenan Aral Lozan Mübadele Vakfı tarafından hazırlanan ve Türkiye genelinde yaklaşık 30-35 ildeki Mübadele Derneklerince okunacak olan 92. Yıl Ortak bildirimi okunduktan sonra beraberindeki yönetim Kurulu Üyeleri ve katılımcılar ile birlikte, Atatürk Anıtı önündeki İskele de denize çelenk ve karanfil bırakılarak etkinlikler sona erecektir.
Sinop'a Balkan ülkelerinden gerek mübadele gerekse göç yoluyla gelenlerin tanışması, dayanışması, kendi tarih ve kültürlerini öğrenmeleri, geçmişteki haklarının korunması için kurulan Sinop Mübadele ve Balkan Halkları Kültür Araştırmaları ve Dayanışma Derneği Başkanı Kenan Aral Mübadil Kuruluşlarının Ortak Bildirisini yayımladı.
Bildiride, “Bundan 92 yıl önce; 30 Ocak 1923 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Yunan Hükümeti arasında, Türkiye’de yerleşik Rum-Ortodokslar ile Yunanistan’da yerleşik Türk-Müslümanların zorunlu göçünü öngören Mübadele Sözleşmesi imzalandı.
Yunanistan'ın Balkan Savaşına katıldığı tarih olan; 18 Ekim 1912 tarihinden itibaren yurtlarını terk etmiş olanları da kapsamına alan bu sözleşme ile yaklaşık 2.000.000 insan doğdukları toprakları terk etmek zorunda kaldı.
Mübadeleye tabi tutulanlar; yüzlerce yıldır ekip-biçtikleri topraklarını, ekmek parası kazandıkları işyerlerini, evlerini, ibadet ettikleri kutsal mekanlarını, sevdiklerinin mezarlarını geride bıraktılar. Limanlarda, tren istasyonlarında kurulan çadırlarda haftalarca, aylarca beklediler. Çoğu yolcu taşımaya elverişsiz olan gemilerle olmak üzere iki ülke arasında günler, haftalar süren yolcuklar yaptılar. Bu uzun ve zahmetli yolculuk sırasında yaşamını kaybeden yakınlarını denize verdiler. Yetersiz beslenmeden ve kötü fiziki koşullardan ötürü hastalanarak ölenler oldu. Aileler dağıldı. Yeni vatanlarında uzun süre uyum güçlüğü çektiler. Acılarını dışa vurmadılar, anlatmadılar, aktarmadılar.,
Mübadillerin doğdukları toprakları ziyaret etmelerine uzun yıllar izin verilmedi. 1. Kuşak mübadillerin hemen hemen tamamı memleket hasreti ile bu dünyadan sessizce göçüp gittiler. Son yıllarda giderek artan sayıda mübadil çocuğu ve torunu , bir vasiyeti yerine getirircesine aile büyüklerinin yaşadıkları “memleket”lerini ziyaret etmek istiyor. Onların doğdukları kentleri, köyleri, mahalleleri, ibadet ettikleri kutsal mekanları görmek istiyor. Kendi özel tarihlerine ve kültürlerine ait izleri sürmek istiyor.
Ancak; T.C vatandaşlarına vize uygulanması, vize alırken çekilen sıkıntılar düş kırıklığı yaratıyor. Yunanistan hükümetinden ve AB yöneticilerinden iki halk arasına örülen vize duvarını kaldırmalarını talep ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bizler de Yunanistan vatandaşı olan Rum Ortodoks mübadiller gibi aile büyüklerimizin doğdukları toprakları vizesiz olarak ziyaret etmek istiyoruz.
T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünden, aile büyüklerimize ait bilgilerin ve terk ettikleri yerleşim yerlerinin isimlerinin yer aldığı Muhtelit Mübadele Komisyonu Tasfiye Talepnamelerinin Cumhuriyet Arşivi ONLİNE Kataloglarına tekrar geri yüklenmesini talep ediyoruz.
Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Hükümeti'nden mübadillerin geride bıraktıkları cami, kilise, tekke, manastır, türbe, şehitlik, mezarlık gibi kutsal mekanların günümüze kadar ayakta kalmış olanlarının karşılıklı olarak restore etmelerini ve korumalarını talep ediyoruz.
Türkiye'deki ve Yunanistan'daki yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının mimari mirasın korunması konusunda gösterdikleri çabaları takdirle karşılıyoruz. Merkezi yönetimlerin ve Avrupa Birliği'nin de her iki ülkedeki kültürel mirasın korunması hususunda eşit imkan tanıyarak maddi ve teknik olarak bu çalışmalara destek vermelerini bekliyoruz.
Kültürel mirasın korunması için proje aşamasından başlayarak sürecin sona ermesine kadar her aşamada her iki ülkenin sanat tarihçilerinin, mimarların ve restorasyon uzmanlarının birlikte çalışmalarının gereğini vurgular, yapıların aslına ve kullanım amacına uygun bir restorasyon için bunun gerekli olduğunu düşünüyoruz
Her iki ülke mübadillerinin aile büyüklerinin ibadet ettikleri kutsal mekanlarda yılın belli dönemlerinde dua etmelerine olanak sağlanmasını istiyoruz. Selanik Belediye Başkanı sayın Butaris'in Selanik'teki Yenicami'yi Bayram Namazı için ibadete açmasını olumlu bir başlangıç olarak kabul ediyor ve örnek oluşturmasını diliyoruz.
Bu topraklarda yaşayan halkların geçmişinde yüzlerce yıllık birlikte yaşam deneyimi var. Bizler; mübadil çocukları ve torunları olarak, Mübadelenin 92. Yıl dönümünde Orta Doğu'da, Balkanlar’da, Ege Adaları'nda ve yaşadığımız coğrafyada çatışma yerine barış, farklı olanı sürgün yerine birlikte yaşama ortamının oluşturulabileceğine yürekten inanıyoruz.
Savaşlarda ve göç yollarında yaşamını yitirenleri bir kez daha saygı ve rahmetle anıyor, çekilen acılar bir daha yaşanmasın diyoruz.” denildi.