Sendika adına açıklama yapan SES Sinop İl Temsilcisi Ayhan Çalık, 14 Mart Sağlık Haftası’nı mücadeleyle bayrama dönüştürmek istediklerini belirtti. Çalık, sağlık hizmetinin metalaştırılarak alınıp satılan bir mala dönüştürülmesine, hastaya müşteri denilmesine ve sağlık bütçesinin özel sermayeye aktarılmasına karşı 14 Mart Tıp Bayramı’nın 107. yılında da mücadeleye devam ettiklerini ifade etti.

Çalık açıklamasında, “14 Mart’lar bayrama dönüşsün diye Sağlık Mücadele Haftası diyoruz. Çünkü; yaşam hakkı yok sayılanların, iş yükü, mobbing ve angarya gibi modern kölelik çalışma koşullarına isyan edenlerin, pandeminin başından beri ‘Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz’ diyenlerin mücadele haftasıdır 14 Mart” dedi.
Sağlık çalışanlarının ihtiyaç olduğunda kahraman ilan edilip alkışlandığını ancak sonrasında unutulduğunu belirten Çalık, toplu sözleşmelerle mali, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmediğini, çalışma koşullarının ağırlaştırıldığını ve iş barışının bozulduğunu söyledi.
Enflasyon ve vergi yükü altında ezilen sağlık emekçilerinin sadaka gibi zamlarla yoksullaştırıldığını savunan Çalık, insanca yaşayacak ve emekliliğe yansıyacak yoksulluk sınırının üzerinde temel ücret talebiyle iş bırakma eylemleri düzenlendiğini ifade etti.
Çalık ayrıca, Sinop’ta görev yaparken geçici olarak görevlendirildikleri Boyabat ilçesine resmi araçla götürülürken Sinop-Boyabat karayolunda geçirdikleri trafik kazasında hayatını kaybeden Dr. Sena Sakin, Dr. Mehmet Turan Yazlak ve şoför Ender Çoraklı’yı da andı.
Psikolojik şiddet nedeniyle intihara sürüklenen sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Çalık, sağlık çalışanlarının hasta yakınlarının saldırılarına karşı birlikte mücadele ettiğini söyledi.
Ege Üniversitesi Hastanesinde iş kazasında hayatını kaybeden temsilcileri Ali Can’ı da anan Çalık, sağlık çalışanlarının ekip ruhunu ve dayanışmasını bozmaya çalışanlara rağmen birlik içinde mücadele etmeye devam ettiklerini dile getirdi.
112 çalışanlarının zor koşullar altında görev yaptığını belirten Çalık, sağlık çalışanlarının şiddete maruz kaldığını, ağır iş yükü altında çalıştığını ve liyakat sorunları yaşandığını söyledi.
Atama bekleyen yüz binlerce sağlık çalışanı bulunduğunu ancak yeterli atama yapılmadığını ifade eden Çalık, birçok sağlık emekçisinin ağır çalışma koşulları nedeniyle yurt dışına gitmek zorunda kaldığını savundu.
Üniversite hastanelerinde mali, idari ve bilimsel özerkliğin Sağlık Bakanlığı tarafından sınırlandırıldığını öne süren Çalık, nitelikli eğitim için mücadele eden sağlık çalışanlarının da 14 Mart’ta taleplerini dile getirdiğini kaydetti.
Sağlık emekçilerinin emeğini ve kamusal sağlık hizmetlerini hiçe sayan “gidiyorsa gitsinler” söylemine karşı mücadele ettiklerini ifade eden Çalık, sağlık politikalarının sağlık çalışanlarının taleplerini dinlemek yerine mücadeleyi bastırmaya çalıştığını savundu.
Mevcut sağlık sisteminin hem sağlık çalışanlarına hem de halka zarar verdiğini ileri süren Çalık, “Reform-dönüşüm” olarak ifade edilen sistemin pandemi döneminde ve depremlerde yetersiz kaldığını belirterek sağlık sisteminin değişmesi gerektiğini söyledi.

14 Mart Sağlık Haftası’nı bayram olarak kutlayabilmek için bu yıl da çeşitli açıklama ve eylemler düzenlediklerini ifade eden Çalık, sağlık çalışanlarının taleplerini şu şekilde sıraladı:
“Sağlık emekçilerine ek ödeme ve teşvik gibi adlarla yapılan ve ekip anlayışını bozan ödeme yöntemleri yerine yoksulluk sınırının üzerinde, tek kalemde ve tamamı emekliliğe yansıyacak temel ücret ödenmelidir. Aile Sağlığı Merkezlerinde uygulanan yönetmelik geri çekilmeli, koruyucu sağlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Ek gösterge düzenlemesi yetersizdir, 3600’den 7200’e kadar kademeli ek gösterge uygulanmalıdır. Zorunlu fazla mesai ve gece vardiyalarında çalışanların ücretleri yüzde 100 artırılmalıdır.”
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi için yeni ve etkili bir “Sağlıkta Şiddet Yasası” çıkarılması gerektiğini belirten Çalık, mobbing ve baskıların sona erdirilmesini istedi.
Özel hastanelere verilen teşviklerin kaldırılmasını ve bu kaynakların kamu sağlık kurumlarına aktarılmasını talep eden Çalık, her iş yerine kreş açılması gerektiğini de ifade etti.
Kamu sağlık kurumlarının demokratik bir yapıya kavuşturulması ve yöneticilerin liyakat esasına göre atanması gerektiğini belirten Çalık, bu taleplerin yalnızca sağlık çalışanlarının değil halkın sağlık hakkının da gereği olduğunu söyledi.
Çalık, sağlık hakkı ve sağlık çalışanlarının ekonomik, özlük ve demokratik hakları için mücadeleyi sürdürmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: