TİP Ayancık İlçe Başkanı Nurhan Çaylı tarafından yapılan açıklamada, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin münferit olaylar olmadığı, sistemli bir cezasızlık politikasının ürünü olduğu vurgulandı.
Çaylı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
"Bugün Sinop'ta yoksul bir ailenin engelli kız çocuğuna yönelik gerçekleştirilen cinsel istismar
davası önünden sesleniyoruz. 12 yaşından bu yana 8 yıldır sistematik olarak istismara uğrayan genç kadın zihinsel engellidir. Bu açıklamayı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü arifesinde yapıyor olmamız, meselenin taşıdığı anlamı daha da derinleştirmektedir. Bugün; kadınların ve kız çocuklarının yaşam hakkı, eşitlik ve şiddetten arınmış bir hayat mücadelesinin simgesidir. Bu dava göstermektedir ki özellikle zihinsel engelli kız çocukları hem cinsiyetleri hem de engellilik durumları nedeniyle çok katmanlı bir kırılganlık içinde bulunmaktadır. 8 yıl boyunca süren bu istismar yalnızca failin cezai sorumluluğunu değil; koruma, denetim ve müdahale mekanizmalarını da sorgulatmaktadır. Bu dava, yıllardır bu ülkede kurumsallaşan cezasızlık pratiğinin, özellikle yoksul, engelli ve korunmasız bırakılan kadınlar söz konusu olduğunda nasıl işlediğini de gözler önüne sermektedir. Saray rejimi altında adalet mekanizması, güçlüleri koruyan; yoksulları, kadınları ve çocukları ise kaderine terk eden bir yapıya dönüşmüştür. Kadına ve çocuğa yönelik suçlarda etkin soruşturma yürütülmemesi, delillerin gereği gibi toplanmaması, faillere uygulanan indirimler ve iyi hal politikaları, cezasızlık algısını büyütmekte ve yeni suçların Öte yandan iktidar tarafından ilan edilen "aile yılı" söylemi, kadınları ve çocukları aile içinde görünmez kılan, itaat ve sabırla sınırlandıran bir ideolojik çerçeveyle sunulmaktadır. Aileyi kutsallaştıran ancak aile içindeki şiddeti, istismarı ve yoksulluğu görmezden gelen bu anlayış, özellikle engelli kadınları daha da savunmasız bırakmaktadır. Kadınların ve kız çocuklarının güvenliği, ancak güçlü kamusal denetim, sosyal destek ve bağımsız yaşam olanaklarıyla saglanabilir. Maalesef çok daha vahim bir olay İstanbul Zeytinburnu'nda yaşandı. Kur'an'a hizmet vakfı yöneticisi olduğu belirtilen Ayhan şengüler Kendi öz kızına 3 yaşından itibaren cinsel istismarda bulunmuş olup, çocuğun annesi Fatmanur çelik'te 14 yaşından itibaren cinsel istismara maruz bırakılmış bir kadındı. Kadındı diyoruz çünkü Fatmanur Çelik ve kızı ikra şengüller' .in dün yaşamını yitirdiği haberiyle yıkıldık.
Fatmanur Çelik'in failin bu suçu işlediğine dair yeterli delilerin mevcut olmasına rağmen cezayı yaptırım uygulanmaması üzerine adliye önünde Adalet nöbeti tutuyordu. Sesini duyuramadı, "başıma bir şey gelirse intihar demeyin" diyen kadının, bugün yaşamını yitirmiş olması yalnızca bireysel bir ölüm değil, cezasılık politikalarının tarikat ve cemaatlerle kurulan siyasi ilişkilerin ve çocukları kurumakta yetersiz bırakılan sistemin sonucudur. Bu dava benzer mağduriyetleri yaşayan ancak korku, yoksulluk ve toplumsal baskı nedeniyle sessiz kalmak zorunda bırakılan tüm çocuklar ve kadınlar için bir umut kaynağı olmalıdır.
Etkin, şeffaf ve kararlı bir yargılama süreci, cezasızlık algısını ortadan kaldıracak; mağdurların adalete erişimini ve güvenini sağlayacaktır. Bu davanın sonucu, engelli bireylerin ve dezavantajlı kesimlerin korunmasına yönelik kamusal politikaların güçlendirilmesi açısından da belirleyici olacaktır. Adaletin gecikmeden, eksiksiz ve caydırıcı biçimde tecelli etmesi; yalnızca geçmişte yaşanan mağduriyetin bir nebze telafisini değil, gelecekte benzer suçların önlenmesini de sağlayacaktır.
Buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Kadınların ve kız çocuklarının yaşam hakkı, beden dokunulmazlığı ve onuru pazarlık konusu değildir. Çocukların korunması aile içi "mahremiyet" söylemine, piyasa çıkarlarına ya da siyasi hesaplara bırakılamaz. Bu dava tüm mağdurlar için emsal teşkil edecek bir kararlılıkla yürütülmeli, hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda adalet sağlanmalıdır.TiP'li Kadınlar olarak sürecin takipçisi olacağımızı; çocuk hakları ile kadın haklarının korunması adına tüm hukuki ve toplumsal girişimleri sürdüreceğimizi kamuoyuna saygı ile bildiririz."
Yorumlar
Kalan Karakter: