Sinop’ta yaşayan Berker Şahin, ekonominin iyi bir noktada olmadığını savunarak, "Türkiye ekonomisi iyi bir yere gitmiyor. Ortada zaten. Hani benim beğenimden ziyade asgari ücretliyle, emekliye de sormak lazım bunu. Emeğiyle geçinmeye çalışanlar için ekonominin beğenilecek bir tarafı yok. Ekonomiyi kimler beğeniyor? Parayla para kazananlar, sermaye sahipleri. Onlar ekonomiyi çok çok beğeniyorlardır eminim ki. Çünkü gerek vergi muafiyetleri olsun, gerek hükümet ihaleleri olsun vesaire hepsi bunlara gidiyor. Onlar çok memnundur. Ama emeğiyle geçen ülkenin yüzde 99'luk bölümünün ekonomiyi beğendiğini düşünmüyorum. Her gün zamlar arka arkaya, peşi sıra geliyor. Ancak bu zamlardan TÜK'in haberi olmasa gerek ki özellikle TÜK'in enflasyon oranlarına bağlı olan memur ve emekli maaş zamları gerçek enflasyonun karşısında tatmin etmiyor. İnsanlar birçoğu asgari ücretle geçinenler ve emekliler özellikle açlık sınırı altında ücretlere mahkum. Ülkenin geri kalan büyük kısmı da yoksulluk sınırı altında ücretlerle geçinmeye çalışıyor. Biz geçinemiyoruz. Geçinebilen varsa bir de onlara da sorun bu soruları. Acaba ne diyeceklerdir? Çok merak ediyorum. Nasıl geçiniyorlar ben bilmiyorum.” dedi.
"Emekli maaşından memnun değilim"
Üç çocuk babası Arif Okutucu ise kira ve fatura giderlerinin maaşları erittiğini belirterek, "3 tane çocuk var. Ev, elektrik, su, kira, doğalgaz derken aldığın maaş 28 lira. Nasıl geçeceksin? 15 bin lira kira var. 4 bin lira doğalgaz geliyor. Nasıl yapacaksın? 10 lira çay ucuz burada. Diğer yerlerde 25 lira 30 lira çay bahçelerinde, pahalı tabii. Emekli maaşından memnun değilim. 28 bin alıyorum 15 bin kira veriyorum, 8 bin lira da diğer giderler. Elde var sıfır.” ifadelerinde bulundu.
"Yapısal bir takım reformlar gerekiyor"
Orhan Tufan da ekonominin düzelmesi için yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu savunarak, "Hiç beğenilecek bir yeri yok bana göre. Çok çeşitli nedenleri var. Örnek meyve sebze fiyatları, örnek et tavuk fiyatları. Şimdi bunları artırmak için, düzeltmek için yani daha doğrusu yapısal bir takım reformlar gerekiyor. Ne bunlar? Örnek hayvan et fiyatlarını belli bir rolantide getirmek veya meyve sebze fiyatlarını belli bir seviyede tutabilmek için tarıma teşvik verilmesi lazım. Hayvancılığa teşvik verilmesi lazım: Tabii bu verilen teşviklerin takip edilmesi lazım. Biz de bunlara teşvik yeteri kadar verilmediği gibi ne yapıyor? İnşaata teşvik veriliyor. TOKİ binlerce konut yapıyor. Çünkü en büyük rant orada.” diye konuştu.
"Adam pirzola yiyemiyor, ya ne gerek var diyor"
Hüseyin Özsoy ise alım gücünün düştüğünü belirterek, “Ekonominin hiç iyi bir yeri yok. Niye iyi bir yeri yok? Şu anda en büyük paramız 200 lira. 200 lirayla kaç dolar alabiliyorsun? 5 dolar alabiliyorsun. 200 lira bundan 10 sene önce 130 dolar alıyordu. Bu para basıldığında 136 dolar 140 dolar para alıyordu. Yurt dışına gidebiliyordum. Ben işçi emeklisiyim şu anda. O zaman aldığım parayla emekli maaşımla 850 dolar alıyordum. Yani onun karşılığı 850 dolardı. Şu anda 850 dolar kaç lira yapıyor? 40 bin lira yapıyor. Benim maaşım 21 bin lira. Ekonominin nasıl olduğunu söyleyeyim. Etin kilosu bin lira. Adam pirzola yiyemiyor. Ya ne gerek var diyor. Ben niye pirzola yiyeyim diyor. Bonfile. O nasıl bir şey diyor. Onun nasıl bir şey olduğunu bilmiyor. Benim bir şey anlatmama gerek yok.” ifadelerine yer verdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: