Sinop Uğur Mumcu meydanında Mısır'da, Rabiatul Adeviyye ve Nahda meydanlarında darbecileri protesto ederken açılan ateş sonucu yaşamını yitirenler için anma töreni yapıldı.
Genç Memur-Sen Sinop İl Temsilciliğinin organizesiyle Uğur Mumcu Parkı 'nda toplanan grup adına basın açıklaması yapan Genç Memur-Sen Sinop Temsilcisi Barbaros Mehmet Şengün ise 14 Ağustos 'un, insanlığın dünyaya sahip çıktığı gün olduğunu söyledi.
14 Ağustos 'un, ümmetin adaleti ve merhametini dünyaya hakim kılmaya karar verdiği gün olduğunu dile getiren Şengün, şöyle devam etti: "14 Ağustos, Dünya Rabia Günüdür. Rabia Günü, çocuklarımıza, gelecek nesillere, dünya insanlığına birlikte yaşayabileceğimizi, birlikte yol alabileceğimizi, zulmü ve zalimleri birlikte bitirebileceğimizi haykırma günüdür. Rabia Meydanı 'na özgürlük ve demokrasiyi getireceğini haykır. Mazlumlara vurulan zulüm prangalarını kıracağını, dünyada adaleti hakim kılacağını, insanlığa zulmedenlerden hesap soracağını, ırkçılığın kökünü kazıyacağını, soykırımcı zihniyeti tarihin çöp sepetine yollayacağını haykır. Gün, bugündür.
Ey İnsanlık bugün 14 Ağustos 2014 Hürriyete sınırsızca aşık Esma’ların Rabia Meydanı’ndaki özgürlük ve demokrasi nidalarını, ölüm feryatlarına döndüren zulüm ve vahşetin üzerinden tam bir yıl geçti.
Zalimlerin dünyayı kuşatan barbarlıklarını son vermeyecek misin?
Mazlumların kulakları sağır eden çığlıklarını daha ne kadar duymazlıktan geleceksin?
Zülüm kalesinin burçlarından atılan vahşet oklarının, kaç çocuğun daha bağrına saplanmasını bekleyeceksin?
Mısır’da darbeci SİSİ’nin, Suriye’de cani ESED’in, Gazze’de katil İSRAİL’in,Doğu Türkistan’da vahşi ÇİN’in insanlığı katletmesini, insanlık onurunu çiğnemesini daha ne kadar seyredeceksin. Dünyadaki zulüm kuşatmasını sen bitireceksin. İnsanlığın katline ferman çıkaran kirli küresel ittifakı sen yok edeceksin. Özgürlüğün esaretine, demokrasinin mahkumiyetine sen son vereceksin. Vahşet mühendislerinin, 2013’ün 14 Ağustosunda Mısır’da temelini attığı zulüm gökdelenini sen yerle bir edeceksin. Zindanları mazlum mekanı haline getiren emperyalist cinnete sen dur diyeceksin. Döktükleri mazlum kanlarının üzerine iktidarlarını inşa etmek isteyen petrol diktatörlerini sen devireceksin. Çocukları öldürülen anaların feryatlarını kahkalarıyla bastırmak isteyen ölüm makinelerine haddini sen bildireceksin
Sen susmasaydın, Sen ayağa kalksaydın, Sen hakkı haykırıp zalimin karşısında dursaydın, Sen mazluma el verip, mağdura kol kanat olsaydın; İsrail, Filistin ve Gazze’de soykırım yapamaz, Afrika’nın çocukları açlık ve susuzluktan kıvranmaz, Afrika’da küresel sermayenin sömürü pazarı kurulmaz . Arakan’da, Doğu Türkistan’da, Mali’de Müslümanlar hunharca vurulmazdı.Sen ayağa kalksaydın, Sen, insanlığı ayağa kaldırsaydın, Sen hakkıyla Ümmet olsaydın; Mursi’ye darbe yapılamaz, İhvanlar hapse atılamaz,
Mısır’da Rabiatül Adeviyye ve Tahrir meydanları Esmaların ve Abdullah’ların ölümüne sahne yapılamazdı.
Ortadoğu’yu ve Arap yarımadasını, küresel sömürü şebekelerinin petrol pazarlığı mekanı olmaktan, Siyonist İsrail eliyle ‘Müslüman mezarlığı’ yapılmaktan sen kurtaracaksın.Dünyanın yeniden insanlığın olmasına,barışın, kardeşliğin ve huzurun hakim olduğu yeni bir dünyanın kurulmasına öncülük yapacaksın.”