Sinop’un maskotu haline gelen Çakır’ın, kentte düzenlenen basın açıklamaları, milli bayramlar ve çeşitli etkinliklerde sürekli yer aldığını belirten Aynur Er, yeni sokak hayvanları yasasının ciddi olumsuzluklara yol açtığını söyledi. Er, özellikle soğuk kış günlerinde vatandaşlara sokak hayvanlarına destek olma çağrısında bulundu.

“Çakır’a Sinop’un maskotu diyebiliriz” diyen Er, Çakır’ın yıllardır sokakta büyük bir mücadele verdiğini ifade ederek, "Çakır tabii çok sokakta yaşadığı için çok büyük mücadeleler verdi. Yani insanlardan sokak hayvanlarından çok büyük mücadele verdi ama Çakır bu mücadelenin altından çıktı. Mücadeleci bir köpek Çakır. Bütün sokaklardaki bütün eylemlerde Çakır oradadır. Aday tanıtımlarında, milli bayramlarda, çocukların olduğu yerde, insanların olduğu yerde hep Çakır vardır. Mutlaka vardır. Genelde bazen çay bahçelerinin olduğu kısımda uyur. Meydanda bir müzik yükseldiği an uykusundan uyanıp koşa koşa meydana geliyor. Eylemlerin içinde hep vardır Çakır. En baştadır, en öndedir. Resim verir sürekli. Çakır böyle bir köpek. İlginç bir karakteri var Çakır'ın. Son derece sevecen, insancıl. Fakat sokak mücadelesi veren bir çocuğumuz Çakır. Bakıyoruz her günlük mümkün olduğunca beslemeye çalışıyoruz. Kısırlaştırıldı. Bütün aşıları yapıldı Çakır'ın. Yani sağlık açısından hiçbir sorunu yok. Uğur Mumcu Meydanı’nın maskotu, Sinop'un maskotu diyebiliriz. Eylemlerin de vazgeçilmez yüzüdür Çakır. Bütün milli bayramlarda Çakır en öndedir. Bando ile birlikte yürür. " dedi.
Son çıkarılan sokak hayvanları yasasının vicdanları yaraladığını savunan Er, "Şu son çıkan yasayı fırsat bilen birçok belediye çok hayvanı topladı. Kötü koşullarda yaşattı. Yaşayamayan yaşanmayan öldü zaten. Yani gördük bir Konya örneği vardı başına kürekle vurulan, Altındağ'da yaşandı bazı ölümler. Yani şu son çıkan yasa sokakta yaşayan zaten zor şartlarda yaşayan can dostlarımızın sonu oldu diyebilirim. Halbuki onlar hepimizin içerisine yayıldılar. Onlarla birlikte yaşamaya insan da alıştıydı artık. Sinop’ta bu sorunu çok fazla yaşamadık. İlk başlarda yaşadık tabii ki. Bir dönemde derneğe üyeliğim vardı benim. O dönemde uzun yıllar insanların bu can dostlarıyla yaşamak zorunda olduğunu öğretmeye çalıştık ve öğrendiler. Çok da güzel baktılar sokaklarındaki, dükkanlarının önündeki, evlerinin önündeki hayvanlara. Fakat son çıkan yasa artık vicdanlarımı yaraladı, toplumun temeliyle mi oynadı? Ne diyeyim? Çok kötü bir yasa. Kötü de sonuçlar doğurdu. Bunu zaten öngörmüştük biz. Bu yasanın bu sonuçları getireceğini öngörmüştük. " ifadelerinde bulundu.
“Sokak hayvanlarının ekolojik denge açısından önemli olduğuna” dikkat çeken Er, "Mama fiyatları çok pahalı. Siz de biliyorsunuz KDV çok yüksek mamalarda. İnsanlar kapılarının önünde yatmalarına müsaade edip altına bir karton, bir örtü veya da müsaitse apartman kapılarını açsalar, yedikleri yemeklerin artıklarını koysalar kapının önüne herkes mutlu mesut yaşayacak. Emin olun. Sokaktaki hayvanlar, can dostlarımız bizim için çok faydalı. Görüyoruz toplanan hayvanların olduğu yerleri. Bodrum'da örneğin artık sokakta domuzlar geziyor. Yani doğanın ekolojik dengesiyle oynayınca bir tarafı yok ediyorsun, bununla oynamayacaksın. Görevini yap. Biz hep yıllarca bunun için mücadele verdik. Belediyelere ödenek geliyor. Ödeneği artır. Son bir milletvekili gelmişti buraya. Sokak hayvanlarına ayrılan bütçenin yüz 1.3'ü ödenmiş belediyelere. Bir yandan toplayın diye baskı yapılıyor. Barınaklar alelacele kuruldu. Yaşam şartları güzel değil. Mama sorunu var, bakım tedavi sorunu var, bütçe sorunu var ama, bütçe aktarılmıyor. Nasıl olacak bu iş? Topluca ölüm mü sonuç? Yani bu mu bize yakışan? Bu mu bizim insanlığımıza yakışan?" diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: